Hamilelik dönemi 34. hafta bebek

Artık kasılmalarınız daha sık yaşanabilir. Sizi doğuma hazırlamak amacıyla yaşanan bu kasılmalara Braxton-Hicks kasılmaları denilir. Bu kasılmalar, esas doğum sancısı gibi uzun sürmez. Kısa sürede sona erer. Rahim bu şekilde kendini doğuma hazırlar.

Anne baba adayları artık gebeliğe yaklaşılan bu dönemlerde cinsellikten kaçabilirler. Bunun sebebi de bebeğe herhangi bir zarar verebileceklerini düşünmeleridir. Ancak çeşitli özel durumlar dışında ve gebelik riskli değilse cinsel ilişkiye girmenin herhangi bir sakıncası yoktur. Anne adayları orgazm sırasında rahimlerinin kısa süreli kasıldığını hissedebilir. Endişelenmeye gerek yoktur. Bu kasılmaların bebeğe herhangi bir zararı bildirilmemiştir.

Cinsel ilişkide dikkat edilmesi gereken karnınıza baskı yapmayacak bir pozisyon belirlemektir. Şayet cinsil ilişkiye dair anne adayı bir soğuma yaşıyorsa, kaygıları çok şiddetliyse eşi mutlaka anlayışla karşılayacaktır. Kendinizi zorlamayınız.

34. hafta hamilelikte ultrason görüntüsü nasıldır?

34. hafta hamilelikte ultrason görüntüsü aşağıdaki gibidir.

Epidural Nedir?

Epidural bir doğum yöntemi değildir. Epidural bir anestezi yöntemidir. Epiduralli normal doğumda, doğumda gerçekleşen rahim kasılmalarının ağrılı olması halinde belden ince bir iğne yerleştirilir. Omurilik zarının çevresinden verilen anestezi aracılığıyla ağrılar hafifletilebilir. Epidural doğumda da bebek vajinal yoldan dünyaya gelir. Normal doğumda epidural dışında damardan, kalçadan ya da nadir durumlarda rahimağzından uygulanan ilaçlarla da ağrının biraz olsun hafifletilmesi mümkündür.

Epiduralli sezaryen doğum ise yine kişi uyanıkken bebeğin karından uygulanan bir kesi ile sezaryen dünyaya gelmesidir. Anestezi ilaçları farklı dozlarda verilir. Sezaryan, epidural haricinde spinal anestezi, kombine epidural anestezi ve genel anestezi de uygulanabilir.

Spinal anestezi yönteminde anestezi ilacı doğrudan omurilik sıvısı içine, kombine epiduralde omurilik zarı çevresine ve omurilik sıvısı içine uygulanır. Omurilik sıvısı içine anestezi ilacı uygulandığında istemli çalışan kaslar da geçici olarak uyuşma meydana gelir. İstemli kaslar çalışmaz ise, ıkınma da mümkün olmaz. Bu sebeple spinal ve kombine anestezi normal doğumda kullanılmaz.

Genel anestezi ise bilincin ve ağrı duyularının geçici şekilde kapatılmasıdır. Bu anestezi yöntemi kişinin solunum yoluna yerleştirilen plastik bir borudan kişiye solutulan anestezi ilaçlarıyla yapılır. Yalnızca sezaryen ile doğumda uygulanır. Ancak bazı doktorlar normal doğumda bebeğin başının doğması aşamasında kısa süreli genel anestezi uygulamasını kullanabilirler.

34. hafta itibariyle bebeğin solunum hareketleri git gide artar.Bunun sebebi de dış dünyaya daha kolay uyum sağlaması için egzersiz yapmasıdır. Bu hareketlerin mevcudiyeti bebeğin sağlıklı olduğunun en mühim işaretlerinden biridir.

34-hafta-hamilelik

34. haftadaki anne adaylarına öneriler 

İstanbul gibi yoğun trafik problemleri olan şehirlerdeki anne adaylarının en büyük korkusu hastaneye yetişemeden doğum yapmaktır. Aslında hastaneye yetişemeden doğum yapmak özellikle ilk hamileliğini yaşayan anne adayları için söz konusu olabilen bir risktir. Ancak bu durum oldukça nadir görülür.

Gerçek doğum kasılmalarının başlaması ile beraber rahimağzı git gide açılır ve “tam açık” yani ortalama 10 cm’ye ulaşana kadar 6-10 saatlik bir süreye ihtiyaç vardır. Ikınma süreci ise 2 saati bulabilir. Şayet hastaneniz evinize bu kadar uzak değilse doğum kasılmalarınız başladığı anda doktorunuzu bilgilendirin. Hazırlıklarınızı tamamlayın ve sakince hastaneye doğru yol alın.Yetişememeniz oldukça ender görülen bir risk.

34.hafta hamilelik döneminde bebeğin boyu ve kilosu ne kadar?

34. haftada bebeğinizin başından poposuna olan uzunluğu ortalama olarak 32 cm’i buldu, toplam uzunluğu ise 45 cm’i aştı. Kilosu ise neredeyse iki kiloyu geçti. 34. hafta itibari ile bebeğiniz hızlı bir kilo alma dönemine girmiştir. 3. trimester yani üçüncü üç ayların başından itibaren haftalık olarak ortalama 100 gram alan bebeğiniz artık haftalık olarak 200-250 gram almaya başlayacaktır.

Artık anne karnında alanı daralan bebeğiniz doğum öncesi duruşunu alarak kendini doğuma hazırlamaya başlamıştır. Boyun öne doğru bükülmüştür, çene göğüs kafesine yaslanmış pozisyondadır. Bacaklar dizlerden bükülmüştür ve dizler iyice karına doğru çekilmiş vaziyettedir. Kollar da aynı şekilde dirseklerden bükülmüştür. Bu duruş şekline ise ‘fleksiyon postürü’ adı verilir. Bebekler genellikle sırtını annenin sol tarafına dayanmış vaziyettedir.

34-hafta-fetus

Git gide artan gebelik şikayetleri

Artık rahim ve karın oldukça büyümüştür. Bu sebeple anne adayları kasık ağrısı, bel ağrısı, mide ekşimesi, bacaklarda ve ellerde şişlik gibi sorunları daha fazla yaşamaya başlayabilir.Artan kilo sebebiyle hareket ederken güçlükler yaşanabilir. Uykudan uyanma sorunları artmıştır.

Vücudunuz sizi bebeğinizi gece emzirmeniz için hazırlıyor. Bu sebeple şimdiden gece uyanmaya başladınız. Bu ağrılara rağmen kendinizi hafif yürüyüşlere zorlamalasınız. Mümkünse yüzebilirsiniz. Bu hareketler sizin daha rahatlamanızı sağlayacaktır. şayet gebeliğiniz bir risk teşkil etmiyor ise, çoğul gebelik durumu söz konusu değilse bu egzersizleri yapmanızda bir sakınca yoktur. Uyumaya yakın yemek yemeyiniz. Kafeinli içecekler, asitli içecekler içmeyiniz.

Çoğul Gebelik ve Riskleri

Gebeliğin beraberinde taşıdığı riskler rahmin içindeki bebek sayısıyla doğru oranda artmaktadır. Günümüzde tüp bebek tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmaya başlaması ile çoğul gebelik risklerinde de artış gözlemlenir. Dışardan bakıldığında insanlara eğlenceli gelebilen bu durum, aslında birçok riski beraberinde taşır. Çoğul gebelik durumundaki anne adayları daha yakından takip edilir.

Çoğul gebeliklerde;

Gebeliğin ilk 3 ayında meydana gelen bulantı kusmalar daha sık ve daha yoğun yaşanır.Gebeliğin ilk 3 ayında daha fazla olan düşük riski, çoğul gebeliklerde rahimdeki bebek sayısı ile beraber artmaktadır.Gebeliğin erken zamanlarında ve son zamanda daha sık yaygın yaşanan halsizlik ve yorgunluk daha yaygın ve daha yoğun hissedilir. Bu durumun temel sebebi çoğul gebelik yaşayan anne adaylarında gebelik kaynaklı kansızlığı daha yoğun yaşamasındandır. Tekil gebeliklerde doğumun gerçekleşeceği hafta olarak 40. hafta kabul edilir.

Çoğul gebeliklerde ise bu süre 38-33 haftaya kadar çekilebilir. Bu da, çoğul gebeliklerin erken doğum için daha riskli olduğunu ortaya koyar. Çoğul gebelik yaşayan anne adayları üçüncüncü üç ay yani 28. hafta itibari ile fiziksel aktivitelerini sınırlaması için uyarılır.Plasenta previa (bebeğin eşinin olan plasenatanın rahim ağzını kapatması) riski çoğul hamileliklerde daha fazladır.Anne adayının vitamin ve minerallere olan ihtiyacı tekil gebeliklere göre normal olarak artar.

Anne adayının sezaryen ile doğum riski daha fazladır. Üçüz ve daha fazla gebelik durumunlarında doğum mutlaka sezaryenle gerçekleştirilir.Anne adaylarında hamilelik kaynaklı şeker görülmesi ve gebelik zehirlenmesi çoğul gebeliklerde daha fazladır.Doğum ardından yaşanabilecek kanama riski çoğul gebeliklerde daha fazladır. Rahim bir kas kütlesi yapısındadır.

Doğum ardından kanama rahim tarafından kasılarak durdurulur. gebelik süresince normalde taşıyabileceğinden daha büyük bir ağırlık taşımaya çalışan rahim doğum ardından kasılmakta güçlük çeker. Bu durumda anne adayları daha fazla oranda kan kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilir.

14 Yorum

  1. Hocam mrbhbalar size bi soru olcak alanında çok iyi bır hekim olduğunuzu hep duyuyorum umarım soruma cvp alabilirim ikinci gebeligim ilk doğum sezeryan şimdi ise 34 haftalik gebeyim bu gebelik donemimde astım oldum devamli Foster kullanıyorum sorum şu genel anestezinin tavsiye edermisiniz bunu yani sıra bel fitigim var genel olmasam bi sıkıntı yaratirmi bel fitigmin olmasi şimdiden teşekkürler

    • Bülent Tıraş Yorum yap

      Merhaba,
      Spinal, Epidural (peridural) ve Kombine anestezi sezaryan operasyonunda ağrı hissini ortadan kaldırmak için kullanılan özel bölgesel anestezi şekilleridir. Genel anesteziden farkı anne adayının işlem esnasında uyanık olması ve etrafında olup bitenleri tümüyle algılamasıdır. Epidural anestezi çok ince bir kateter yardımıyla belden epidural saha adı verilen bölgeye girilmesi ve buraya lokal anestezik maddeler verilmesi şeklinde uygulanır.
      Anestezi iğnesi anestezinin cinsine göre saf epiduralde yalnızca epidural aralık adı verilen bölgeye (bu bölge omuriliğin dış zarıdır), spinal anestezide beyin omurilik sıvısının bulunduğu boşluk içine, kombine anestezide ise iki bölgeye birden yerleştirilir ve iğnenin içinden anestezik madde enjekte edilir. Sezaryende uygulandığında ise genel anesteziye göre risklerinin belirgin bir şekilde az olması yanında anne adayının bebeğini ilk doğduğu dakikalarda görmesine ve emzirmesine olanak sağlar ve yine doğum sonrası yerinde bırakılan kateterden verilen ağrı kesici maddeler annenin doğum sonrasını ağrısız ve böylece daha konforlu geçirmesine önemli katkılarda bulunur.
      Epidural uygulamalarında uygulama esnasında görülen sorunlar anestezinin başarısız olmasıdır. Bu tür durumlarda sezaryende genel anesteziye geçiş yapılır. Epidural uygulandıktan sonra en sık karşılaşılan diğer iki sorun tansiyon düşmesi ve bulantı hissinin ortaya çıkması olup anestezi doktorunun aldığı önlemlerle geriye döndürülebilir. Epidural ve özellikle de spinal ve kombine anesteziden sonra karşılaşılan sorunlardan biri de 24-72 saat sonra ortaya çıkan baş ağrısıdır. Bu ağrının nedeni iğnenin uygulandığı bölgeden işlem sonrasında beyin omurilik sıvısının sızmaya devam etmesidir. Bu durum saf spinal uygulamalarında daha sık ortaya çıkmakla beraber günümüzde kullanılan ince çaplı iğneler neticesinde daha az görülür ve ortaya çıktığında daha kısa sürede düzeltilebilmektir. Felç olma durumu ise tecrübeli anestezi doktorlar tarafından uygulandığında son derece ender görülen bir durum haline gelmiştir.
      Genel anestezide ise anne adayına öncelikle maske ile %100 oksijen solutulur. Entübasyon tüpünün solunum yollarına yerleştirilmesi sonrasında bu tüpten anne adayına oksijen ve anestezinin derinleşmesini sağlayan “anestezi gazları” solutulur. Bu sayede bir yandan ağrı hissi ortadan kaldırılır ve hastanın operasyon esnasında olup bitenleri hiçbir şekilde hatırlamamasına yardımcı olunur. Kas gevşetici ilaçlar da solunum kontrolünün anestezi uzmanında kalmasını sağlamak amacıyla devam ettirilir. Operasyon sona erdiğinde kas gevşeticilerin etkisini gideren ilaçlar uygulanır, entübasyon tüpü çıkarıldığında anne adayının solunumu ve tüm yaşamsal refleksleri geri dönmüştür. Genel anestezinin en önemli riski, öksürme refleksinin devredışı kalması nedeniyle herhangi bir nedenle kusma oluştuğunda mide içeriğinin kusmayla birlikte solunum yollarına kaçmasıdır. Cerrahi öncesinde gerekli olan açlık önlemleri alınmasıyla bu risk azaltılmaktadır. Genel anestezi gazlarının bir kısmı rahimi gevşetici etkiler gösterirler. Yine uygun anestezik maddenin seçilmesi ve verilen gaz miktarının ayarlanmasıylada bu risk azaltılabilmektedir. Sezaryen operasyonunun başlamasından bebeğin doğmasına kadar geçen süre uzadıkça bebeğin bu durumdan olumsuz olarak etkilenme olasılığı ise artmaktadır. Bu noktada cerrahın deneyimi önem kazanmaktadır. Genel anestezi sonrasında ameliyat sonrası ağrı kontrolunde zorluk olabilmektedir.
      Doğum zamanınız yaklaştığında hekiminiz sizi anestezi doktoruna danışacaktır. Gerekli muayeneniz anestezi doktoru tarafından yapılacak daha önceki ameliyatınızdaki şikayetleriniz sorgulanacak ve raporlarınız işlemi yapacak hekim tarafından incelenecektir. Bu muayene sonrasında size doğumunuz için en uygun anestezi şekli hakkında bilgi verilecek ve sizin tercihiniz de göz önünde bulundurulacaktır. Endişelenmeyi bir kenera bırakıp bir kadın için muhteşem bir deneyim olan gebeliğin keyfini çıkarın.
      Saygılarımla,

      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

    • 34 hafta gebeyim bilmiyordum ogreneli 2 hafta olmustu bilmedigim icin midem agrimisti bi hap ictim agrilarim artti 1 kez kustum ve 2 ya da 3 damla 2 gun suren kisa kanamalarim oldu hastaneye gittim dusuk mu diye doltor bey ilgilenmedi peki sizce ne yapmaliyim

  2. 34 haftalık hamileyim ilk gebeliğim normal doğumu kolaylaştırmak için neler yapabilirim

    • Bülent Tıraş Yorum yap

      Merhaba,
      Doğum şekline karar verirken bebeğinizin geliş pozisyonu, kilosu, gebelikte takip edildiğiniz riskleriniz ve hastalıklarınız, vajinal muayenede çatı genişliğiniz ve hastanın istemi göz önünde bulundurulur. Doktorunuz ve siz bu koşulların değerlendirilmesinin arkasından doğum şekline karar vermelisiniz. Hem normal vajinal yolla doğumun hem de sezaryen ile doğumun kendine göre avantaj ve dezavantajları bulunmaktadır. Size önerim hekiminiz ile bunları detaylı bir şekilde konuşarak doğum şeklinize karar vermenizdir. Dengeli beslenerek aşırı kilo alınmaması önemlidir. Bazı gebelik kurslarına katılarak nefes alma ve gevşeme egzersizlerini öğrenebilirsiniz(yoga, pilates). Ancak tüm bunları yaparken erken doğum eylemine neden olacak bazı davranışlardan da kaçınmak gerekir. Gebelik kontrollerinizi ihmal etmeyiniz.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

  3. İyi geceler ben 34 haftalık gebeyim fakat daha önce 2 ay öncede magromasti tanısıyla gögüslerim alındı gebeyken şimdi de plasenta previa totalis olduğunu öğrendim çok korkuorum fakat bu ameliyattan salı günü yatışım gerçekleşcek kan lazım olucakmış kanlar hazır olduktan snr doğumu gercekleştircekler kısacası ben çok korkuorum korkmam gereklimi gercekten

    • Bülent Tıraş Yorum yap

      Merhaba,
      Gebe olduğunuzu ve 2 ay öncesinde de bir meme ameliyatı olduğunuzu paylaşmışsınız. Ancak gebelikte hangi nedenle meme ameliyatı olduğunuzu paylaşmamışsınız. Plasenta previa gebeliklerde %0.3-0.5 doğumda bir rastlanır. Bu durum meydana geldiğinde özellikle ciddi kanamalarla gebeliği komplike hale getirir ve çoğunlukla gebelik erken sonlandırılmak zorunda kalınır. Ultrason, plasenta da dahil olmak üzere rahim içi yapıların incelenmesinde önemlidir. Ultrason ile bebeğin plasentasının yerleşim yeri saptanır. Plasenta rahim ağzına yerleşmişse tanı plasenta previadır. Plasenta rahim ağzını (serviks) tamamiyle kapatmışsa Total, kısmi olarak kapatmışsa Parsiyel Plasenta previa olarak adlandırılır. Tedavi tamamı ile gebenin vaginal kanama epizodlarının sıklığına ve kanama miktarına bağlıdır. Mümkün olduğunca doğum geciktirilerek bebeğin olgunlaşmasına fırsat tanınmaya çalışılsa da çok şiddetli bir vaginal kanama da gebenin hayatı tehlikeye gireceği için gebelik sonlandırılır. Plasenta previadaki kanama annenin hayatını tehlikeye sokabildiği gibi daha az miktardaki kanamalar annede kansızlığa da neden olabilir. Annenin fiziksel aktivitesi de plasentadan kanamayı başlatabilmektedir. Bu nedenle hastanın fiziksel aktivitesi kısıtlanarak yatak istirahatine alınır. Rahim kasılmaları erken doğum eylemini ve dolayısı ile kanamayı başlatacağından önlem olarak doğum eylemini baskılayıcı (tokolitik) tedaviye başlanır. Bu arada doktorun uygun göreceği sıklıkta takiplere devam edilir. Cinsel ilişki de kanamayı başlatabileceğinden plasenta previalı hastalarda yasaklanır. Takipler sırasında bebek olgunlaşması tamamlandığında veya vaginal kanama ciddi boyutlara ulaştığında doğuma karar verilir. Plasenta previa da doğum genellikle sezaryen ile olur. Hastaların %30’undan fazlasında kan verilmesini gerektirecek miktarda kanama olmaktadır. Ek olarak olguların %9-10’unda plasentanın rahim duvarının derinliklerine kadar ilerlemesi olarak tanımlanan plasenta accreta görülmekte ve bu durum rahimin alınmasına kadar giden komplikasyonlara neden olabilmektedir. Sezaryene girerken özellikle plasenta accreta riskini de göz önüne alarak birkaç ünite kan hazırlatılması bu nedenle son derece önemlidir. Doğum yapacağınız hastaneyi seçerken 24 saat ameliyathane, erişkin ve yenidoğan yoğun bakım şartlarını sağlayabilecek bir hastane olmasına dikkat etmenizi öneririm.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

  4. İyi günler doktor bey ben sakarya’dan mesaj atıyorum 34 haftalık hamileyim 2. Hamileliğim ilki normal olmuştu 4’150gr dogdu bebeğim . Şimdi ikinci bebeğimde 3,300 gr ve devlet hastanesi doktoru sezaryen yapmak zorunda kalabiliceğini söyledi ve ister istemez endişeye kapıldım ben tekrar normal doğum yapmak istiyorum sizce bu mümkün müdür ? Şimdiden cevabınız için teşekkür ederim …

    • Merhaba,
      Daha önce normal vajinal yol ile doğum yaptığınızı paylaşmışsınız. Ancak normal doğum açısından iri bir bebek doğurmuşsunuz. Şu anki gebelik haftanızdada bebeğinizin kilosu ölçümlere göre bir miktar ileride görülüyor. Gebelikteki kilo durumunuz, gebelik şekeri olup olmadığı, bebeğinizin antenatal testlerinde bir sorun olup olmadığını paylaşmamışsınız ancak bebeğinizin kilosu bu şekilde artış göstermeye devam ederse iri bebek nedeniyle normal doğum esnasında hem sizin hemde bebeğinizin bazı riskleri söz konusu olabilir(zor ve uzun bir doğum süreci ve bu sürece bağlı olarak bebeğin oksijensiz kalması, bebeğin doğum yolunda baş çıktıktan sonra omuzlarının takılması ve buna bağlı olarak gelişebilecek kemik kırıkları ve omurga zedelenmeleri, annede doğum kanalında oluşabilecek yırtıklar ve buna bağlı kanama problemleri&pelvik organlarda sarkma&idrar kaçırma&gayta kaçırma). Doğum zamanınız yaklaştığında gebeliğinizde hekiminiz ile birlikte riskleri konuşarak sizin ve bebeğiniz için en doğru kararı o zaman içinde bulunduğunuz koşullarda vermeniz daha doğru olucaktır.
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

  5. Doktor bey bebeğim 2 hafta küçük gozukuyo dopplere bakıldı hiç birşey çıkmadı ama ben şeker hastasıyım inusilin kullanıyorum 32 .haftada 1600 du bebeğim doğumum 2 hafta geri atarmiki merak ediyorum suan 34 haftadayim

    • Bülent Tıraş Yorum yap

      Fetusun bulunduğu gebelik haftasına göre olması gereken ağırlıktan %10 kadar geride kalması intrauterin gelişme geriliği (IUGR) olarak adlandırılır. Gelişme geriliği saptanan fetuslarda anne karnında strese girme, asfiksiye maruz kalma, yeni doğan döneminde ölüm riskleri normal gebeliklerden yüksektir. Bu haftaya kadar olan kontrollerinizde gelişimsel bir problem olup olmadığını, antenatal testlerinizde bir sorun çıkıp çıkmadığını ve bu geriliğin ne kadar süredir devam ettiğini belirtmemişsiniz. Tip 2 asimetrik gelişme geriliği olarak adlandırılan durum genellikle gebeliğin son aylarında ortaya çıkan yüksek tansiyon, diabet ve plasental yetmezlik gibi durumlarda görülür. Genellikle bebeğin baş ve bacak gelişimi normalken karın bölgesi olması gerekenin gerisinde kalmıştır. Haftasına göre gelişme geriliği tanısı konmuş gebelikler daha sıkı takip altına alınır ve genellikle bu takip sırasında ultrason, doppler ve NST, biyofizik profil (BPP) takiplerine göre fetusun anne karnında çok risk altında olduğu saptanırsa doğum gerçekleştirilir. Dopplerde bir sorun saptanmamış olması bu anlamda iyi bir bulgu olmakla birlikte bebeğinizin gelişimi yakından takip edilmelidir.
      Saygılarımla
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

  6. Merabalar doktor bey size bir kac sorum olacak ti. Benim 2 inci hamileligimde bobreklerimde buyume ve genisleme oldu 1 hamileligimde de olmustu normal dogdum bi sey olma di ama yine buyume var hamilelikten dolayi mi bole yoksa kalici mi olck simdi 34 haftadayam bebigim 2.400 gram doktor 6 gun geride bebegin soyluyor acaba normal mi bu kilo?

  7. Merhaba suan 32 haftalik hamileyim ama ultrasona gore bebegin karin cevresi 36 bas ve bacak cevresi 34. Haftalik gorunuyor doktor bebek cok iri dedi suan 2500kilo acaba dogum zamanim net ne zamandir bide bebek gelisimini simdi tamamlamis midir. Bu. Ikinci gebeligim

    • Merhaba tesadüfen yazınızı okudum. Benimde bebeğim durumu şu an sizinkiyle aynı. Kaç haftalık doğum yaptınız? Bebeğiniz kaç kilo doğdu?

Yorum bırak