1 ) Plasenta nedir ?

Hamileliğin ortalama 3. ayında gelişimim tamamlanan plasenta, hem fetüse hem de anneye ait bir oluşumdur. Bir ucu anneye yapışık iken, diğer ucu da fetüse yapışık vaziyettedir. Yapısı itibari ile kalınlığı 2,5 3 cm olan bir hortumu anımsatır. Dış yüzeyi kaygandır. Aynı zamanda parlak olduğu zaman iç yüzeyi tırtıklı bir yapıdan oluşur. 

2 ) Plasenta ne işe yarar?

Plasenta, halk dilinde kordon ismi ile bilinir. Herkes tarafından bilinen en önemli özelliği hatta meydana geliş sebebi, anne ve fetüs arasında olan gıda alışverişini gerçekleştirmektir. Her türlü gıda ile oksijenin bebeğe gönderilmesi, plasenta aracılığı ile olur. Anneden bebeğe doğru bir geçişin mevcut olduğu gibi, bebekten anneye doğru da bir geçiş bulunmaktadır. Fetüsün metabolizma atıkları da anneye geçer. Bu sayede bebeğin atıkları vücudun dışarısına atılmış olur.

Aynı zamanda fetüsün sindirim solunum vs. gibi hayati işlevlerinin gerçekleşmesi de, aynı şekilde plasenta aracılığı ile tamamlanır. Plasenta bunların haricinde, fetüsün pasif bağışıklığının kuvvetlenmesine de olanak sağlar. Anneye ait olan antikorların fetüse geçişi de plasentadan olmaktadır. Hamileliğin ilk zamanlarında hormon salgılaması ise, bir diğer görevidir.

 

Plasenta, yapı itibari ile sağlam ve esnektir. Bu özelliği sayesinde, öyle hemen dolanarak sıkışmaz. Plasenta bebeğin hareketini hiçbir şekilde engellemeyecek şekilde tasarlanmış bir organdır. Plasenta, bebeğin sürekli değişen gereksinimlerini, rahat bir şekilde karşılayabilecek bir yapıya sahiptir. Kimi zaman, akciğer görevi de yapan plasenta, kimi zaman da böbreğin fonksiyonunu üstlenir. Plasentanın görevleri saymak ile bitmez. Plasenta aynı zamanda, hamileliğin 3 aylık döneminde görülebilecek enfeksiyonlara karşı da bebeği koruma kalkanına alır.

Plasentanın akıllı hücrelerden oluştuğu ifade edilmiştir. Bu durumun en büyük ispatlarından biri ise, hamilelik dönemi içerisinde anne adayı kansere yakalansa dahi, plasenta kanserli olan hücrelerin bebeğe gelmesini önler. Genel olarak, hamilelik dönemi içerisinde kanser teşhisi konması çok az karşılaşılan bir durumdur. Böyle bir durumda, kanserin bebeğe bulaşmayacağının bilincinde olmak insanı sevindirse de, asıl sorun şu ki böyle bir durumda hamilelik sonlandırılmalı mı sonlandırılmamalı mı?

3 ) Gebeliğin kanser tespitinden sonra sonlandırılmasını gerektiren durumlar nelerdir?

Hamilelik dönemi içerisinde kanser tanısı konan ya da daha önceden kanser teşhisi konulan durumlarda, hamileliğin devam ettirilmesi kararı aile ile doktorların ortak görüşmeleri neticesinin dahilinde alınmaktadır. Hamilelik dönemi içerisinde alınacak olan bu kararda, tek istisnai durum, lenf ve kan kanseri durumları ile karşı karşıya kalınmasıdır. Bu tür kanserler, anne adayında mevcut olduğu anda, hamilelik sonlandırılmalı ve kanser tedavisine başlanmalıdır.

Hamilelik dönemi içerisinde radyoterapi uygulanması halinde, bebeğe zarar vereceğinden dolayı, uygulanmasına pek sıcak göz ile bakılmamaktadır. Bu sebepten dolayı, kanseri türü her ne olursa olsun, hamileliğin kanser tanısı erken olduğu zamanlarda sonlandırılması ve kanser tedavisine devam edilmesi en uygun görülen yoldur.

4 ) Kanser tedavisi gören annenin, bebeğini emzirmesi mümkün müdür?

Bebeği anne karnında olduğu zaman, plasentanın bütün olumsuzluklara karşı koruduğu bilinmektedir.  Plasenta bebeği kanserden koruyor. Çünkü plasenta içerisinde bulunan yukarıda da belirttiğimiz gibi, acil durum hücreleri ve bu hücrelerin meydana getirdiği üstün bir dayanma kuvveti vardır.

Annenin, doğumun ardından bağışıklık sistemine göre bebeğe bir takım hastalıkları taşıyamayacağı biliniyor olsa da, ilaç ve radyoterapi tedavileri yapılan kanserli annelerin, bebeklerini emzirmeleri pek de mümkün değildir. Bebeğe kanserli hücrelerin transfer edilebileceği gibi, kanser tedavisinde kullanılması zorunlu olan ilaçların da bebekte bir takım olumsuz etkiler meydana getireceği bilinmektedir.

5 ) Anne adaylarının hamilelik dönemi öncesinde hangi muayene ve incelemeleri yapmaları gerekmektedir?

Anne adayları, hamilelik dönemi öncesinde, ailesel kanser riski bulunması durumunda, uzman doktorlara bu durumu bildirmeli ve ona göre çeşitli kontrollerin yapılması sağlanmalıdır.

Hamilelik esnasında plasenta, bebeği kanserden korur, ancak annede kanserin meydana getirebileceği bir takım risklerin de bulunması düşünüldüğü zaman, sağlıksız ve yorucu bir hamilelik süreci geçirilmemesi amacı ile, hamilelik dönemi öncesinde, kadınlarda çok fazla karşılaşılan meme kanseri, rahim ağzı kanseri şüphesi ortadan kaldırılmalıdır. Hamilelik dönemi öncesinde smear testi sayesinde, jinekolojik muayenelerin tam bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlanarak, hamilelik döneminin sağlıklı bir süreç ile tamamlanması sağlanabilmektedir.

6 ) Plasenta Previa Nedir?

Plasentanın, bebek ile doğum kanalının arasında bulunması, yani doğum kanalını kapaması halinde “plasenta previa” dan bahsedilir. Bu durum, gerek annenin, gerek ise bebeğin hayatını riske atabilen tehlikeli bir durumdur. Daha önceden geçirilmiş olan rahim içi operasyonlar ve düşük, çoğul hamilelik, sigara içime ve anne adayının yaşının fazla olması, bu duruma sebep olabilir.

Aynı zamanda, plasentanın doğum zamanından daha önce rahim duvarından ayrılması durumunda, hamileliğin son zamanlarında karşılaşılan ve bebek ölümlerine sebep olabilen bir durumdur. Plasentada görülen erken ayrılma, genellikle alt uçtan başlar ve ayrılan bölgenin altında bulunan damarlardan meydana gelen kanama dışarı boşalır.

Ayrılma plasentanın ortasında ki bir bölgede olur ise, altta meydana gelen kanama gizli kalır. Ayrılmanın seviyesine bağlı bir şekilde bebeğe giden kan akımı da azalır ve ayrılma plasentanın %50’sinden fazla olduğu zaman da bebek genellikle kaybedilir. Hangi anne adaylarında ve ne zaman gerçekleşeceği pek bilinemeyen ve az rastlanan durumlardan biridir.

2 Yorum

    • Merhaba,

      Vajenden bir kanama olmadan da rahim içinde kanama alanları görülebilir. Plasenta arkasındaki bu kanamalara retroplasentral hematom denilmektedir. Bu hematom alanları rahim kasılmalarına neden olabilmektedir. Buna bağlı olarak da düşük, erken doğum eylemi oluşabilir. Ayrıca anne karnında gebelik kaybı, aşırı kanama durumunda annede DIC tablosu gelişebilir ve gebeliğin sonlandırılması gerekebilir. Küçük hematom alanları ise genel olarak izlemde kaybolmaktadırlar. Bu süreçte istirahat edilmesi, sıvı tedavileri ve rahim kasılmasını azaltan ilaçların kullanılması gerekmektedir. Ancak yinede bu konudaki danışmanlığı gebeliğinizi takip eden doktordan almanız daha doğru olur.

      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

Yorum bırak