1 ) Çoğul Gebelik Nedir?

Döllenmiş olan yumurta hücresi, embriyoyu meydana getirmek için bölünürken bazen 2, bazen 3 hücre birbirinden ayrılır. Daha sonra, her birisi, birbirinden bağımsız bir canlıyı meydana getirecek şekilde gelişmeye başlar. Bazen de yumurtalıkların her birinden, birden çok yumurta salınır ve her biri ayrı ayrı döllenir. Bu işlemin neticesinde de ikiz, üçüz ya da daha çok hamilelikler ile karşılaşılır. Bu şekilde bir defada birden çok bebeğe hamile kalınması durumuna, çoğul gebelik denir.

 

2 ) Çoğul Gebelik Oranı Nedir? Ne sıklıkla görülür?

Çoğul hamilelikler anne ve fetuslar bakımından yüksek risk taşıyan hamileliklerdir. Tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinde bulunan gelişmeler ve daha ileri yaşlarda doğumların fazlalaşması ile son 10 yılda çoğul hamilelik oranı, gözle görülür şekilde belirgin olara artmıştır.

İkiz hamilelik sıklığı 1000 hamilelikte 15 kadardır. Tüp bebek gibi yardımcı üreme yöntemlerinin de uygulanması ile bu oran 1000’de 25 oranına yükselmiştir. 3 ve daha fazla fetusun bulunduğu çoğul hamilelik oranı ise, 10.000’de 12 civarında iken, bu oranın büyük bir bölümü yumurtlamayı uyarıcı tedavi ve yardımcı üreme yöntemleri ile meydana gelmektedir. Doğal yollar ile meydana gelen üçüz gebelik sıklığı ise, 10.000’de 3.7’dir.

3 ) İkiz gebelikler kaça ayrılır?

 

İkiz gebelikler, tek yumurta ve çift yumurta ikizleri olmak üzere, kendi aralarında 2 farklı grupta oluşabilmektedir. İkiz gebeliklerin yaklaşık 2/3’si çift yumurta ikizleri, 1/3’i ise tek yumurta ikizleridir. Çift yumurta ikizlerinin cinsiyeti aynı ya da birbirinden farklı olabilir. Tek yumurta ikizleri ise durum, her zaman aynı cinstendir. Çift yumurta ikizleri ailede ikiz olması, ırk, anne yaşı ve annenin daha önceki hamilelik miktarı gibi etkenlerden etkilenir. Yumurtlamayı uyarıcı tedavi yöntemleri genellikle çift yumurta ikizi sıklığını fazlalaştırdığı halde, tek yumurta ikizi sıklığını da aynı şekilde arttırmaktadır.

 

Çift yumurta ikizleri birbirinden farklı iki ayrı yumurtanın, iki farklı sperm tarafından döllenmesi ile meydana gelir. Tek yumurta ikizleri ise tek bir yumurtanın, tek bir sperm tarafından döllenmesinin ardından meydana gelen hamilelik, ürününün bölünmesi ile gerçekleşir. Bölünmenin gerçekleştiği zamana göre tek yumurta ikizleri dikoryonik-diamnionik, monokoryonik-monoamnionik ve monokoryonik-diamniotik plasenta şekilleri gösterirler. Bunlar fetusların çevresinde bulunan keselerin ve plasentaların şekline bakılarak yapılan sınıflandırmadır. Çift yumurta ikizlerinin plasentaları her zaman dikoryonik-diamniotiktir. Tek yumurta ikizlerinde meydana gelebilecek risk, çift yumurta ikizlerine göre daha fazladır.

Çoğul hamilelik durumlarında en çok korkulan sorunlar, erken doğum ve bebeklerde rahim içerisinde gelişme geriliği olmasıdır. İkiz hamileliklerin % 50’si prematürite sınırı olan 37. haftadan daha erken doğmaktadır. Bu oran üçüzlerde %90’ın üzerindedir. Hamile anne adayları bakımından anemi, hipertansiyon, hamileliğe bağlı olan şeker hastalığı riskleri fazlalaşmıştır.

4 ) Çoğul gebelikte takip

Çoğul hamileliği olan anne adayları, daha çok hamileliğin ikinci yarısında normalden daha fazla izlenmesi gerekmektedir. 20. haftadan sonra 3 haftada bir, 26 ile 28. haftadan daha sonra ise, 1 ya da 2 haftalık ara ile kontrol edilmelidir. Çoğul hamileliği bulunan hamile anne adayları, her fetus başına ek olarak gün içerisinde 200 ile 300 kCal almalıdır. İkiz hamileliğin bulunması halinde günlük 2700 kCal diyet tavsiye edilir. Aynı zamanda çoğul gebeliği olan hamile anne adayları, günlük düzenli bir şekilde demir ve folik asit kullanmalıdır.

 

5 ) Prematüritenin Önlenmesi ile İlgili Eğitim:

Çoğul hamileliğe sahip olan anne adayları, erken doğumun belirti ve işaretlerini daha erken zamanda öğrenmelidir. Anne adayları, kendi kendilerine kasılma takibini yapabilmeli, istirahat ile geçmek bilmeyen ağrı ve kasılma olması halinde doktorlarına ya da hastaneye başvurmalıdırlar. Herhangi bir kanama ya da erken su gelmesi halinde de doktora haber verilmelidir.

6 ) Fiziksel Aktivite:

Yatak istirahatinin erken doğumu engellemesi ile ilgili etkinliği ispatlanmıştır. Ancak daha çok 28. Haftanın ardından hareket kısıtlaması anne adayına faydalı olabilir. Üçüz ya da daha fazla fetusun bulunduğu hamileliklerde çok fazla fizik aktiviteden ve stresli çevre koşullarından uzak durmaları tavsiye edilir. Uzun süreli yatak istirahati ile vücudun hareketsiz kalması durumunda, damarlarda pıhtılaşmaya eğilim, kemik kaybı gibi komplikeleri de bulunmaktadır.

Hamileliğin ikinci yarısından itibaren, muayene sırasında rahim ağzının da ultrasonografi olarak incelenmesi erken doğum riski bakımından faydalı olabilir. Rahim ağzı uzunluğunun 3.5 cm daha aşağısında olması da, erken doğum riskinin arttığını gösterir.

Çoğul hamileliklerde, preeklampsi ile hipertansiyon riski artmıştır. Bu sebepten dolayı tansiyon takiplerinin ve tuzsuz diyetin ne kadar önemli olduğu bir kere daha belirtilmiştir.

7 ) Premeterm doğum

İkiz gebeliği bulunan anne adaylarının %50’si, 37. haftadan önce doğum yapmaktadır. Doğum esnasında ki hamilelik haftası ne kadar küçük olur ise, fetuslar o kadar büyük risk altında olurlar. Bu sebepten erketen dolayı doğum belirtileri bulunan anne adayları hastaneye yatırılmalı, gerekli olması halinde doğumu durdurucu tedaviye başlanmalıdır.

8 ) Gebelik Redüksiyonu

Erken doğum riskini minimuma indirmek için, genellikle 4 ya da daha fazla fetusun bulunduğu hamileliklerde, 10 ile 11. haftada fetuslardan bir veya birkaçı hayatını kaybederek, kalanların erken doğum riski en aza indirilmeye ve yaşam şanslarını yükseltmeye çalışılmaktadır. Bu işlem ile alakalı olarak, düşük riski de %10 civarındadır. Bu sebepten dolayı yapılacak olan işlemlerin deneyimli uzmanlar tarafından yapılması tavsiye edilir.

 

Yorum bırak