1 ) Miyom nedir?

Miyom, rahim ağzı ve rahmin içerisinde kendine yer yapmış, rahimde bulunan düz kas dokusu ile gelişine kaldığı yerden devam eden, iyi huylu olarak belirtilen bir çeşit tümördür. Aynı miyomlarda olduğu gibi, iyi huylu tümörler de vardır. Herhangi bir kanser ile karşılaşılma durumu söz konusu olmayabilir. Miyomlar, genellikle yuvarlak bir yapıda ve pembeye benzeyen bir renkte olurlar. Kadınların yaklaşık olarak %20 civarında, küçük çaplı miyomlara rastlanmaktadır.

Hastaların büyük bir kısmında, rahim içerisinde birden çok miyom bulunur. Bu sayı bazen 50 nin üzerine dahi çıkabilmektedir. Kadınlık hormonu olarak ifade edilen östrojen, miyomların daha fazla büyümesine sebebiyet verir. Bu sebepten dolayı da, miyomlar genellikle üreme döneminde ve hamilelik döneminde ortalama 2 veya 3 kat daha fazla büyürler, menapoz döneminde ise, eğer hasta hormon ilacı kullanmıyor ise büyük bir ölçüde küçülürler.

2 ) Miyomların belirtileri nelerdir?

Miyomların kesin tanısı, daha çok kapsamlı bir şekilde uygulanan jinekolojik muayeneler sonucunda meydana çıkmaktadır. Elbette ki bu şekilde ortaya çıkan miyom, kanama ve ağrı gibi belirtiler sonucunda, gerek duyulan muayeneler sayesinde tespiti sağlanmıştır. Normal koşullarda yapılan miyom teşhisi, düzenli bir şekilde gerçekleştirilen jinekolojik muayenelerde elde edilmektedir. Ancak belirli bir büyüklüğe gelinmesinin ardından ve kanama, ağrı gibi belirtiler meydana geldikten sonra, miyomun teşhisi daha da kesinlik kazanır.

Miyomların rastlanan en belirgin belirtileri ise şu şekildedir;

  • Adet dönemlerinde çok fazla kanama,
  • Adet sonrasında aralıklarla açık renkte kanama,
  • Karın ve rahim bölgesinde gözle fark edilecek şekilde büyüme,
  • Cinsel ilişki ve adet dönemlerinden sonra bel ve kuyruk sokumunda ağrı hissedilmesi,
  • Sıklıkla idrara çıkma isteği,
  • Ayrıntılı yapılan kısırlık testlerinde de bazı durumlarda miyomların tüpleri tıkadığı görülmektedir.
  • Ayrıca miyomlar, bağırsaklarda meydana getirdikleri basınç sebebi ile kabızlığa da sebep olmaktadırlar.

3 ) Kimlerde Miyoma Rastlanır?

Miyomlara en fazla rastlanan yaş aralığı 35 ile 45 arasıdır. Ergenlik çağında miyoma ile karşılaşan kadın sayısı oldukça azdır. Aynı zamanda menopoz dönemine girildikten sonra da, miyoma rastlanma sıklığı belirli oranda azalmaktadır. Buna rağmen, menopoz döneminden önce miyom tanısı konmuş olan kadınların bir bölümünde, menopoz dönemine girildikten sonra hastalığın hızlı bir şekilde seyir ettiği görülmektedir. Miyomların belirtileri, rahimin içerisinde veya rahimin çevresinde bulunan hangi organa yakın olduğu ile alakalı olarak değişiklik göstermektedir.

4 ) Miyomdan korunma şekli nedir?

Sebebinin kesin olarak bilinmemesi ile beraber, kadınlarda fazlası ile karşılaşılan miyomların hareketsiz ve kilolu kadınlarda daha fazla rastlandığı ifade edilmiştir. Bu durum, kasların aktiflik durumunun miyomun meydana gelmesinde, doğrudan etkili olduğunun bir belirtisidir. Kısacası miyomlardan korunabilmenin, bugün için en etkili yolu, kilo almayarak karın bölgesini hantal bir hale getirmeden, kasların aktif bir şekilde çalışmasını sağlamaktır.

5 ) Miyomun tedavisi nedir?

Daha önce de ifade ettiğimiz gibi, miyomların yaklaşık % 50’sinin büyük bir kısmında, bir şikâyet yoktur. Kısırlık, şiddetli adet kanaması, uzayan adet kanamaları, fazla idrara çıkma veya kasık ağrıları bulunmuyor ise, herhangi bir şey yapmamıza gerek yoktur. Bu durumu  6 ayda bir kontrol etmemiz yeterlidir.

Miyomdan dolayı şikayeti bulunan kadınlarda 4 farklı tedavi yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntemler;

  • Hormon tedavisi
  • Miyomektomi
  • Histerektomi
  • Embolizasyon

6) Hangi myomlar takip edilir?

Hastada şikayet bulunmaması durumunda ve rahimi çok büyütmemiş ise, takip edilebilir. Bu durumda yılda 2 defa yapılacak olan ultrasonografi sayesinde, miyomun boyutu ve büyümesi takip edilmelidir.

7 ) Miyom, kısırlığa neden olur mu?

Miyomlar ile kısırlık arasında bir bağlantı sürekli olarak tartışma konusudur. Biz tüp bebek uzmanları olarak bu konuda özellikle çok geniş araştırma ve çalışmalar yapmış yapmaktayız. Bu gün için kabul edilen nokta ise; Miyomlar genel olarak kısırlığa sebebiyet vermezler. Ancak miyomlar, rahmin, bebeğin büyüyeceği iç boşluğunun yapısını değiştirecek bir hale gelmiş ise ve hastada da çocuk sahibi olamama problemi bulunuyor ise, bu tarz miyomların rahmin içine aşağıdan girilerek, ‘operatif histereskopi’ olarak ifade edilen bir teknik ile kesilip, alınmaları hamilelik olasılığını arttırmakta ve bununla beraber düşük şansını da azalmaktadır. Bu durum, daha çok tüp bebek yaptırmak isteyen adaylarda önem teşkil etmektedir. Bu hastalarda rahmin içine doğru büyümekte olan miyomların alınması bir kural haline gelmiştir.

8 ) Kimler için miyom ameliyatı zorunludur?

Premenopoz olarak ifade ettiğimi yıllarda büyümekte olan miyomlarda, pek çok kez menopoz dönemine gelmeden, hastanın şikâyetleri ve kanamaları fazlası ile arttığından dolayı, ameliyata ihtiyaç duyulmaktadır. Ama miyomların büyüklüğü 7cm ile 8 cm’e ulaştığı zaman ise, herhangi bir şikâyet vermeseler dahi, alınmalarında yarar vardır. Aynı zamanda hızlı bir şekilde büyüyen miyomlarda, çok az da olsa kanserleşme tehlikesi bulunduğundan dolayı, bunların da alınmasına sıcak bakmaktayız.

Bunun haricinde, kısırlık problemi bulunanlarda, rahmin içine doğru büyümeye devam eden miyomların alınması ve 5 cm üzerinde olan miyomların da çıkartılarak bölgenin temizlenmesinde yarar görülmektedir.


Yorum bırak

loading...