İnsanoğlunda anneden alınmış olan 23, babadan alınmış olan 23 kromozom bulunur. Bu kromozomların içerisinde XX kromozumu bulunması halinde kişi kadın, XY kromozomu bulunması halinde kişi erkek olur. Aralarında ailevi bir bağ (en çokta kan bağı bulunan) bulunan bireylerin evlenmesine akraba evliliği ismi verilir. Günümüzde yalnızca önlem alınmaktadır. cerrahi bir operasyon ya da çözüm uygulanamamaktadır. Ancak ve ancak önceden alınmış olan önlemler ile, çocuğun genetik bir hastalığa yakalanması engellenebilir.

Akraba evliliği yapmadan önce alınabilecek önlem var mıdır?

  • Ölü doğum oranının artması,

Ölü doğum oranının, akraba evliliği gerçekleştirenlerde, normal topluma göre ortalama 2 kat fazla olduğu biliniyor. Düşük ve ölü doğumlar birlikte ele alındığı zaman, aynı artışı tekrar görebilmek mümkün. Aynı şekilde yeni doğan kayıplarında da %50’lik bir artış tespit edildi.

  • Doğumsal problemler,

Akraba evliliklerinin meydana getirdiği bir başka risk ise, doğumsal problemlerin 10 kat artması. Otozomal resesif ve çok faktörlü kalıtım gösteren hastalıklar ile karşılaşma sıklığı da akraba evliliklerinde fazlalaşıyor. Genler, anne babadan çocuklara özelliklerin aktarılmasına yardımcı olan yapılardır. Bu sebepten dolayı, anne babanın çocuklara taşıdığı genler arasında benzerlik ihtimali olması artıyor.

  • Kalıtsal hastalıkların bebeğe aktarılması

Her iki eşte de aynı tip bozuk olan genin ya da genlerin bulunması halinde, akraba evliliğinde görülme riski yükselen hastalıkların oranını arttırıyor.

Bu durumun neticesinde, rahatsız çocuk sahibi olma şansı da, akrabalar arasında artışa geçiyor. Anne ve babanın kan gruplarının uyuşması durumu, risk oranını düşürmez.

Genetik bir hastalığın aktarılması için, o hastalık ile alakalı baskın ya da çekinik genin olması gerekir. Baskın gen ile aktarılan kalıtsal hastalıklara örnek verecek olursak; gece körlüğü, cücelik, kalıtsal miyopluk, parmaklarda bozukluk vs. verilebilir. Genetik hastalık bulunarak, çekinik gen ile taşınan hastalıklara da örnek olarak; zeka geriliği, şeker hastalığı, 6 parmaklılık, kısa parmaklılık, albino, anemi, dilsizlik verilebilir.

Akraba evliliğinin, kalıtsal olan hastalıkları beraberinde getirmesinin nedeni, kişilerde hastalıkların anne veya babadan çocuğa direkt olarak aktarılmasıdır. Mesela; bu şekilde dedelerinden gelen çekinik zeka geriliği genini taşıyan anne babanın çocukları, %99,9 (ki %100 sayılabilir) zeka geriliği olan bir kişi olarak dünyaya gelir.

 Akraba evlilikleri 2 şekilde derecelendirilir

Anne ya da babalarından biri kardeş olan bir eşin gerçekleştirdiği evliliklere 1. derece akraba evliliği, yani Kuzen Evlilikleri denir. Büyük anne ya da büyük babalarından biri kardeş olan çiftlerin yaptığı evliliklere ise 2. derece akraba evliliği yani Torun Evlilikleri denir. Akraba evliliği genetik hastalıkların sıklığını olumsuz anlamda etkilemesi bakımından üzerinde önem ile durulması lazım olan bir konudur. Hacettepe Nüfus Etüdleri Enstitüsü’nün 1983 yılında gerçekleştirdiği çalışma, Türkiye’de akraba evliliği sıklığı % 21.10 civarında olduğunu su yüzüne çıkardı.

Akraba Evliliği Hakkında Merak Edilen 2 Soru

1- Akraba evliği yapanların sağlıklı çocuğu olabilir mi?

Her ne kadar bu tip evliliği gerçekleştiren çiftler sağlık bir çocuğa sahip olsa da, rahatsız bir çocuğa sahip olma durumu da normal evliliklere göre kat ve kat yüksektir. Burada en yanıltıcı husus, çevrede gerçekleştirilen akraba evliliklerinden dolayı meydana gelen sağlık çocuklardır. Akraba evliliğini gerçekleştiren bir çiftin sağlıklı bir çocuğa sahip olması daha sonra sağlıksız çocuklara sahip olmayacağı durumunu meydana getirmez.

2- Akraba evliliği yapmış çiftlerde nelere dikkat etmeli?

Akraba evliliğini gerçekleştiren çiftler, ilk olarak 3 kuşaklık bir aile ağacı çizmelidir. Ailede bulunan her bir birey hakkında geniş sağlık bilgisi alınmalıdır. Eğer ailede, herhangi bir hastalık ile ilgili bulgular tespit edilirse, bu durum ile alakalı bilgilere ulaşılmalı. Hasta kişinin tıbbi kayıtları, fotoğrafları ve ailenin vermiş olduğu bilgiler değerlendirilmeli. Uygun görülmesi halinde, ilgili branşta olan uzman kişiler ile görüşülmelidir.

Hastalık kalıtım kalıbına göre incelendiği zaman, kişi için risk hesabı yapılıyor. Riskin arması halinde, bu hastalık ile ilgili çeşitli testler planlanıyor. Yapılan testlerin neticelerine göre, ailenin hamileliklerinde risk bulunuyor ise, prenatal teşhis planlanmalıdır. Ailede belirlenen bir risk faktörünün bulunmaması durumunda, toplumda sık karşılaşılan resesif hastalıklar ile alakalı taşıyıcılık testi yaptırılır.

Ülkemizde bu test talasemi bakımından yapılmaktadır. Akraba evliliği yapan eşlerde, hamileliklerin kontrol altında olması, hamilelik dönemi içerisinde biyokimyasal tarama testi, 2. basamak USG takibi yapılıyor. Bebek doğduğu zaman ise değerlendirilmesi, işitme kayıpları ve metabolik hastalıklar bakımından çeşitli ve gerekli olan araştırmaların ve incelemelerin yapılması gerekmektedir.

 

Write A Comment