Tüplerin bağlanması uygulaması 35 yaş üzerinde ve ailesini tamamlamış, artık çocuk istemeyen kadınlara uygulanan bir doğum kontrol yöntemidir.  Tüplerin bağlanmasının en önemli özelliği, bu doğum kontrol yönteminin kalıcı olmasıdır. Yani geri dönüşü oldukça zordur. Fakat çeşitli durumlarda tüpler açılabilir. Bu sebeple yeniden ameliyat olmak gerekir. Ancak tüplerin açılması ameliyatı, tüplerin bağlanması kadar kolay ve pratik bir ameliyat değildir.  Uzman doktorlar tarafından uygulanan tüplerin açılması ameliyatı, ne kadar başarılı olursa olsun, sonrasında gebe kalma şansı en fazla %50’dir.

Tüplerin açılması ameliyatına alternatif olarak, gebe kalmak isteyen kadınlara tüp bebek tedavisi de uygulanabilir. Bu uygulamada maliyetli ve fedakarlık gerektiren bir süreçtir. Bundan dolayı da tüplerin bağlatılmasını isteyen çiftler, bu konuda kesin olarak karar vermelidir.

Tüplerin bağlanmasının avantajları olduğu kadar dezavantajları da vardır. Tüplerin bağlanması, kalıcı ve oldukça güvenilir bir yöntemdir. Cinsel ilişkiye herhangi bir zararı olmaz. Ancak kalıcı bir yöntemdir. Geri dönüşü çok zordur. Şayet gebelik gerçekleşse bile bunun dış gebelik olma ihtimali çok yüksektir.

Menopoz ve Adet Düzensizliği

Tüpler bağlandıktan sonra, menopoza yol açabileceği ya da adet düzensizliklerine sebep olabileceği düşüncesi toplumumuzda yaygındır. Ancak bu inanış doğru değildir.

Artık çocuk istemi olmayan, ailesi tamamlanmış, çoğunlukla 35 yaş üzeri olan kadınlarda tercih edilmesinin sebebi budur.

Tüplerin Açılması

Kadınlar arasında yaygın olarak kullanılan doğum kontrol yöntemlerinin başında tüp bağlama işlemi gelir.  Artık daha fazla çocuk istemeyen kadınların; kimi zaman çocuklarını kaybetmesi, boşanma yeniden evlenme gibi planlanmayan durumlarda tüplerinin açılmasını talep edebilirler. Bu sebeple de yeniden çocuk sahibi olma isteği ortaya çıkabilir.

Bu durum söz konusu olduğunda mikrocerrahi teknikle açılma ameliyatı yapılır. Ya da çocuk sahibi olabilmek için tüp bebek yöntemine başvurulabilir.  Geri dönüşüm ameliyatı ile; bağlanmış tüpler yeniden uç uca birleştirilir. Zor bir ameliyattır. Uzun sürer ve maliyet olarak da çiftleri zorlayabilir. Başarı şansı da kesin değildir.

Geri dönüşüm yönteminin başarısı tüplerin hangi yöntemle bağlandığına, anastomoz bölgesine, uç uca birleştirme ardından kalan tüp uzunluğu ile yakından ilişkilidir. Anastomoz ardından tüp uzunluğunun 4cm’den fazla olması halinde ve anastomoz bölgesinde tüp çapları arasında çok fazla uzunluk ve fark olmadığında, tüplerin açılma işlemi daha da başarılı olmaktadır.

Geri dönüşüm operasyonları ya da tüp bebek tedavisi ardından hamilelik sağlama şansı en iyi ihtimallerle %50-70 arasındadır.

Tüplerin tekrar açılma operasyonu ardından dış gebelik oluşma riski meydana gelir. Ameliyat ardından oluşan hamileliklerin yaklaşık olarak yüzde 10’u dış gebeliktir.

Bağlanan Tüplerin Açılması

Nadir de olsa tüplerini bağlattıktan sonra karar değiştiren ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftler olabilmektedir. Bu durumda mikro cerrahi yöntemlerle tüpler açılabilir.

Tüp bağlanması ardından tüplerin bir mikro-cerrahi ameliyatı ile tekrar açılmasına “tubal reanastamoz (tubal reanastamosis)” adı verilir.

Akıldan çıkarılmaması gereken;  tüp bağlanması geri dönüşümü  oldukça zor olan bir işlemdir. Tubal reanastamozda yani tüplerin açılma işleminde başarı oranları %50-70’tir. Bu sebeple de kesin emin olunmadan tüpler bağlatılmamalı.

Tüplerin bağlanması kadınlığı olumsuz etkiler mi?

Rahmin iki yanında  yer alan tüpler, rahmin köşesinden çıkan ve  yumurtalık yüzeyine kadar devam eden 8-10 cm. uzunluğunda organlardır. İşlevleri ise yalnızca döllenmiş olan yumurtayı rahim iç boşluğuna götürmektedir. Farklı bir işlevleri bulunmaz. Kadınlık hormonları yumurtalıklardan salgılanır ve kana karışır. Rahim iç tabakasını etkileyen hormonlar bu tabakanın kalınlaşması ve hamileliğin yerleşmesine uygun yumuşak bir ortam hazırlar. Hamilelik gerçekleşmez ise bu ortam kan ile beraber vücuttan atılır. Her ay ise bu döngü başa sarar.

Tüplerin bağlanması bu sebepler dolayısı ile adet olmayı etkilemez. Hormon seviyeleri de etkilenmediği için kadınlık etkilenmez. Tüp bağlanması sezaryen doğumlarda ya da doğumdan kısa bir süre sonra karından ya da vajinadan birkaç santimetrelik küçük bir kesi ile uygulanabilir.

Tüp bağlanması ardından hamilelik gelişirse, ilk olarak dış gebelikten şüphe duyulmalıdır.  Tekrar tüplerin tamiri yapılabilir. Ancak bu işlem oldukça komplikedir. Uzun bir işlemdir. Tüplerin açılma işleminin garanti olmadığı bilinmelidir. Tüpler bağlandıktan sonra gebe kalınmak istenirse, tüp bebek yöntemine başvurulmalıdır.

Bu sebeple, artık çocuk istemeyen ve bu yöntemle korunması mümkün olan kişilerin, tüplerin bağlanmasına kesin olarak karar vermelidir.

16 Yorum

    • Benim kordonlarim bagli ve actirmayi dusunuyorum peki actirabilirmiyim ve acldiktan sonra hamile kalabilirmiyim

  1. sülbiye sezer Yorum yap

    benim tüplerim 15 yıl önce ikinci doğumumdan sonra bağlandı fakat ikinci evliliğimi yapacağım tekrar açtırmak istiyorum acil cevap verirseniz sevinirim

  2. Ben 14 şubatta açtırdım tüplerimi artık hayırlısı bakalım işallah olur

  3. Sülbiye sezer Yorum yap

    Tüplerimi açtırdım hadi bakalım hayırlısı olsun . Gebelik oluşursa burdan bilgi vereceğim.

  4. Sülbiye samsun Yorum yap

    Tüplerimi açtırdım 1 buçuk ay oldu bakalım gebelik oluşçakmı burdan bilgi vericem inşallah olur 🤗

    • Sülbiye hanım nerde actırdınız tüplerinizi bil gi verebilirmisiniz lütfen

  5. Ağustos’un 3 de tüplerimi açtırdım.Acaba ne zaman hamile kalırım ?

  6. Sevdim engin Yorum yap

    Ben tuplerimi baglattim ve açtırmak istiyorum actirip tekrar hamile kalabilirmiyim ve nerde aciyorlar

Yorum bırak