Richard’ın hikayesi aklıma gelince hala gülerim. Çoğu doktor gibi ben de hastalarıma bakmadan önce kendilerine kullanmakta oldukları ilaçlar, alerjileri ve daha önce geçirdikleri ameliyatlar gibi tıbbi bilgilerini listeledikleri bir form doldurtuyorum. Formun üst kısmına yakın bir yerde, “Doktora görünme nedeniniz nedir?” sorusunu içeren bir satır mevcuttur.

Richard bu soruya şöyle cevap yazmıştı: “Kanepe benimle konuşuyor.” Bunun ne anlama geldiğinden emin olamadım. Muayene odasına girdiğimde, beni kocaman bir gülümseme ve nasırlı büyük eliyle kenara ittiği alnından sarkan dağınık kızıl saçları ile karşılayan, kırk altı yaşındaki uzun ince yapılı Richard oradaydı.

“Kanepe benimle konuşuyor” derken neyi kastettin?” diye merakla sordum.

Richard “Doktor, ben her zaman meşgul bir adam oldum” diye söze başladı. “İki işim var. Paraya ihtiyacım olduğu için değil, meşgul olmaktan hoşlandığım için. Geceleri ve hafta sonları hep bodrumdaki işyerimde projeler üzerinde çalışıyorum. Çocukluğumdan beri bir koşuşturma halindeyim. Ancak son birkaç yıldır ne zaman oturma odamdan geçsem, kanepenin bana bir şey söylediğini duyuyorum” diyen Richard sanki uzaktaki birine sesleniyormuş gibi ellerini ağzında megafon gibi tutarak “Gel! Yatıp uzan! Kestir biraz!” diye seslendi.

Sergilediği performanstan memnun bir şekilde bana dönüp sırıtınca, yüksek sesle kahkaha atmaktan kendimi alamadım. Richard devam etti, “Doktor, günün ortasında kestirmek bana göre değil. Depresyonda değilim. Aksine herhangi bir önemli stresin olmadığı harika bir hayatım var. Sadece vücudum ve beynim ile ilgili farklı bir şey varmış gibi hissediyor ve bunun düşük testosterondan kaynaklanıp kaynaklanmadığını merak ediyorum. “

Richard kendisinde düşük T’nin diğer semptomlarının olmadığını söyledi. Ereksiyonları sorunsuzdu, libidosu güçlüydü, ruh hali iyiydi ve neşesi yerindeydi. Şikayet ettiği tek şey, hayatı boyunca kendisini tanımlamış olan yoğun iş temposu için artık eskisi kadar enerjiye ve dürtüye sahip olmamasıydı.

Şüphesiz ki Richard’ın T seviyeleri düşmüştü. Ona testosteron tedavisi uygulamaya başladım ve birkaç ay sonra takip muayenesinde kendisini tekrar gördüm.

“Nasılsın?” diye sordum.

“Doktor, kanepe artık benimle konuşmuyor. İyileştim” diye cevap verdi.

Richard’ın hikayesi, düşük T’nin enerji, motivasyon veya yorgunluk dediğimiz şey üzerindeki etkisine dikkat çekiyor. Enerji kelimesi kulağa yorgunluğun zıddıymış gibi gelebilir ve motivasyon kelimesi de bazı durumlarda enerjinin eşanlamlısı gibi algılanabilir, ancak pek çok erkek nasıl hissettiğini tarif etmek için bu kelimeleri kullanırken, aralarında ayrım yapar. Örtüşen diğer bir kelime ve his de zindeliktir. Zindelik, canlı olma hissine sahip olmaktır. Bunların kaybedilmesi düşük T’den kaynaklanabilir ve tüm bu sorunlar tedavi ile halledilebilir.

Bu duyguların kolay anlaşılamaması, üzerlerinde çalışma yapılmasını zorlaştırır. Ayrıca bazen tedaviye verilen cevap erkeğin kendisinden çok etrafındaki kişiler için daha belirgin olabilir. Erkeğin eşinden “Onda farklı bir şey var. Çok daha canlı gibi görünüyor” sözünü çok duydum.

Write A Comment