Pek çok yeni anne, emzirme döneminde nasıl bir beslenme programı uygularsa daha sağlıklı olacağı konusunda soru işaretlerine sahip. Bu konuda akılda tutulması gereken birkaç önemli husus olmakla birlikte, normal dönemde uyguladığınız sağlıklı beslenme programınızdaki yedikleriniz ya da içtiklerinizde çok önemli değişiklikler yapmaya gerek yok.

Sağlıklı olmak için dengeli beslenin!

Anne sütünü harika yapan konulardan birisi, siz mükemmel beslenmediğiniz zamanlarda bile bebeğinizin beslenme ihtiyaçlarının karşılanabiliyor olmasıdır. Bununla birlikte, diyetinizin kalorisi çok düşükse veya bir besin grubunu tamamen ekarte edip diğer bir besin grubunu fazlaca tüketiyorsanız, sütünüzün kalitesini ve miktarı bu durumdan olumsuz etkilenebilir.

Sizin beslenme programınızda ara sıra yaptığınız ufak değişikliklerden bebeğinizin zarar görmeyeceği ve sizin de bundan vicdan azabı çekmemeniz gerektiği gibi bir sonuca bağlamayın. Eğer beslenmenizde ihtiyaç duyduğunuz besin maddelerini almazsanız, bebek, sizin vücudunuzun kendi rezervlerini alır ve bu da en sonunda tükenecek bir kaynaktır. Ayrıca yeni doğmuş bir bebeğin bakımının, fiziksel isteklerinin karşılanabilmesi için annenin de güce ve dayanıklılığa ihtiyacı vardır.

Emzirme dönemindeki pek çok kadının ekstra fazla acıkması gayet mantıklıdır. Vücut, bebeğe anne sütü hazırlamak için gün boyu çalışıyor. Bu bakımdan tıpkı hamilelik döneminde olduğu gibi aralarda sağlıklı atıştırmalıklar tüketerek, küçük porsiyonlar yiyerek bu ekstra açlığı kontrol altında tutmak ve enerji seviyesini yüksek tutmak için iyi bir yoldur.

Kalori hesabı yapmayın!

Emziren bir annenin günlük ne kadar kaloriye ihtiyacı olduğu konusunda aslında tek bir cevap yok. Ancak genel olarak, emziren kadınların diğer annelerden yaklaşık 500 daha fazla kaloriye ihtiyaç duydukları bilinmektedir. Bu da günlük toplam ortalama 2.000 -2.500 kalori almalarının doğru olacağına işaret ediyor.

Kalori saymak yerine, gün içinde acıktığınız zamanları takip etmek aslında ne kadar yemek yemeniz gerektiğine de rehberlik eder. Yani yerli, yersiz değil, acıktığınızda bir şeyler yemek yeterli olacaktır.

Gün içinde ne kadar ve neleri yemeniz gerektiği konusundaki tam miktar; emziren annenin kaç kilo olduğu, ne kadar egzersiz yaptığı, metabolizmasının nasıl çalıştığı ve emzirme sıklığı gibi bir dizi faktöre bağlıdır.

Fazla kilo almak konusunda endişeleri olan kadınlar, vücut kütle endeksini ve sağlıklı kilo vermek için neler yapabileceğini bir uzmanla ayrıntılı olarak görüşmelidir.

Yavaş ve düzenli kilo kaybı önemlidir!

Emziren annelerin bazıları, kısa sürede çok kilo verirken bazıları çok fazla kilo kaybetmiyor, hatta bu dönemde kilo alan bile var. Bu süreçte her şey emziren kadının vücuduna, yiyecek tercihlerine, aktivite seviyesine ve metabolizmasına bağlıdır.

Bu konudaki en iyi plan: Hamilelikte alınan kiloyu yavaş yavaş vermektir. Hamilelik öncesi kiloya geri dönmek için acele etmemek, bu süreci bir yıllık bir zamana yaymak doğru olacaktır.

Bebek doğduktan sonra en az iki ay boyunca özel bir diyet programına başlamamak en iyisidir. Çünkü ilk birkaç ayda alınan kalorinin azaltılması annenin enerjisini tüketip süt üretim potansiyelini azaltabilir.

Eğer emziren kadın çok kilolu veya obez ise, kilo vermek için erken dönemde başlaması doğru olabilir. Ancak yine de önce doktora danışmak en doğrusudur.

Koşullar ya da beslenme programı nasıl olursa olsun emziren kadınların hem daha kısa sürede kilo vermek hem de sütün miktarını ve kalitesini artırmak için bol bol su içmesi önerilir. Diyet yapan bazı kişiler suyu arka plana atarak en büyük hatayı yapıyorlar, ancak diyet yaparken su çok önemlidir.

Çoğu kadın, sağlıklı bir diyetle ve orta derecede bir egzersiz programı ile haftada 1 kiloyu rahatlıkla verebilir.

Kalorisi alımındaki ani ve büyük bir düşüş, süt üretimini olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle hızlıca kilo vermek için bir “şok” diyeti uygulamayın. İlk altı haftadan sonra haftada 1 kilodan fazla kaybediyorsanız, bu daha fazla kaloriye ihtiyacınız olduğunun bir işaretidir.

Yorum bırak