1 ) Erken membran rüptürü (Suyun erken gelmesi) nasıl tanımlanır?

Erken membran rüptürü (EMR) hamilelik kesesini oluşturan zarların, doğum işlemini gerçekleşmeden önce yırtılması şeklinde tanımlanır. Membran rüptürü 37. hamilelik haftasından önce ortaya çıkarsa, prematür erken membran rüptürü olarak ifade edilir.

2 ) Suların erken gelmesini etkileyen faktörler neler?

Sebebi şuan için net olarak bilinmese de, suların erken gelmesini etkileyen faktörlerin en başında, annenin geçirdiği çeşitli enfeksiyonlar gelmektedir. Daha çok idrar yolu ve genital organlar ile alakalı enfeksiyonlar ilk sırayı almaktadır. Bu tarz enfeksiyonlar daha çok rahim içinin enfekte olmasına sebep olarak, amniyon sıvısının ve bebeğin içinde yer aldığı zarların, zamanından önce yırtılmasına ve suların erken dönemde gelmesine sebebiyet vermektedir.

Çoğul hamilelik ve amniyon sıvısının gereğinden fazla olması durumunda ise, suların erken gelmesini tetikleyen faktörler arasında bulunuyor. Her 2 sebepten dolayı da, amniyon sıvısında ve bebeği çevreleyen zarlarda basınç artışına sebep oldukları için, bu zarların erken yırtılmalarına sebep olabiliyor.

Daha önceki hamileliklerinde de bu durum ile karşılaşan kadınların, bir sonraki hamileliklerinde de aynı tehlike ile karşı karşıya gelme olasılıkları fazlası ile yüksektir. Aynı zamanda rahim ağzı yetmezliği, beslenme yetersizliği, karın bölgesine gelen şiddetli travmalar, sigara kullanımı gibi etkenler de, bu durumdan sorumlu tutulan sebeplerin içerisinde yer alıyor.

3 ) Bebeğe Yapılacak Müdahaleler Nelerdir?

Bebek normal zamanından önce doğmuş olur, ancak prematüre grubuna girmez. Kendi ağrıları başlamazsa bu doktorlar tarafından başlatılabilir. Zaman olması halinde ve doktor uygun görür ise, bebeğin akciğerini geliştirmek için iğne yapılması gerekebilir.

4 ) Suyun erken gelmesinin tehlikesi nedir?

Amnios kesesinin bütünlüğü bozulduğu andan itibaren 2 önemli olay devreye girer. Bunlar; Vajina ve rahim ağzında bulunan mikroorganizmalar, hızlı bir şekilde açılan bölgeden bebeğin bulunduğu rahim boşluğuna doğru içeri girerler. Amniyon sıvısı, içerik bakımından mikroorganizmaların üremesi açısından çok uygun bir zemin hazırlar. Bu sebepten dolayı, mikroorganizmalar amniyon sıvısı içerisinde hızlı bir şekilde üremeye başlarlar.

5 ) En önemli komplikasyon erken doğum

Suların erken geldiği teşhisinin yapılmasının ardından, hamilelik haftası, genel fizik muayene bulguları, kan analizleri ve bebeğin genel durumu değerlendirme altına alınır. Ortaya çıkan en önemli komplikasyon; erken doğumdur. Suların tamamı ile boşalması ve hamilelik yaşının uygun olması halinde, 24 saat kadar bekleme yapılır. Hamilelik 34 ile 36 haftadan küçük ise, bebeğin akciğer olgunlaşmasını hızlandıracak çeşitli tedavi yöntemleri ile biraz daha zaman kazanılmaya çalışılır.

Bunun yanı sıra bebeğin, 34. haftayı geçmiş olması ve yapılan ultrason muayenesi sonucunda bebeğin yeterli olgunluğa ulaştığının saptanması halinde, doğum işlemi gerçekleştirilebilir. Doğumun başlatılması için de, doğum sancılarının gelmesi bekleniyor. Tabi bu zaman içerisinde meydana gelebilecek riskler için, hastane ortamında bütün önlemlerin alınması gerekir. Doğum sancıları 1 gün içerisinde içinde kendi kendine başlamaz ise, o zaman suni sancı verilerek doğum başlatılır.

suyun erken gelmesi

6 ) Suyunuzun erken geldiğini nasıl anlarsınız?

Bu durum, kadından kadına değişkenlik gösterir. Bazı kadınlar suyun birdenbire geldiğini söylerken, bazıları da idrar kaçırma hissi ile beraber, suyun hafif bir akıntı şeklinde geldiğini ifade etmektedir. Bunun sebebi, zarların yırtılış şekli ile alakalıdır. Eğer zar, rahmin üst bölgesinden yırtılır ise sıvı az miktarda, yavaş yavaş gelebilir. Hatta böyle bir durumda, birçok anne adayı bunu vajinal salgı veya idrar kaçırma durumu zannederek, suyunun erken geldiğini anlamayabiliyor. Bu sebepten dolayı da, suyunun geldiğini veya bundan şüphelendiğini ifade ederek muayeneye giden anne adaylarının, çok iyi dinlenilmesi ve kontrol altına alınması gerekmektedir.

Bu durum, hamileliğin herhangi bir dönemi içerisinde, doğum kasılmaları başlamadan önce vajinadan sıvı gelmesi şeklinde kendini ortaya çıkarıyor. Sarı renkli ve kokusuz olan sıvının miktarı damla damla şeklinde olabileceği gibi, bir anda ve çok fazla miktarda da boşalabilmektedir. Bazen sıvının içinde beyaz ‘vernix caseosa’ (fetusun vücudunu kaplayan, krem kıvamında olan koruyucu madde) parçaları da görebilirsiniz.

Sıvı gelmesi durumu, sürekli olabileceği gibi ara sıra da devam edebilir veya bir müddet sonra kendiliğinden durabilir. Sıvı gelmesi durumuna, kasılmaların da eşlik etmesi halinde, doğum başlamış veya başlamak üzere olduğu anlaşılabilmektedir. Bu sebepten dolayı, eğer karın ağrısı, kötü kokulu akıntı, ateş, halsizlik, nabız hızlanması ve bebeğinizin hareketlerinde azalma hissediyorsanız suyunuz oldukça azalmış demektir.

7 ) Tanı konulması için neler yapılıyor?

Az önce bahsettiğimiz gibi bir durumla karşılaşmanız halinde yapmanız gereken ilk şey, doktora gitmek olacaktır. Çünkü yapılması gereken bir takım muayeneler ve ultrasonografi ile tanı çok kolay bir şekilde konulabiliyor. Rahim ağzını görmek amacı ile yapılan vajinal muayene esnasında, amniyon sıvısı görülebilmektedir. Şüpheli durumlarda ise, turnusol kağıdı ile pH ölçümü yapılarak gelen sıvının “amniyon sıvısı mı, yoksa rahim ağzı salgısı mı?” olduğu ile ilgili sorulara bir cevap bulunmaktadır. Aynı şekilde yapılan ultrason ile bebeğin etrafını saran amniyon sıvısı miktarı da araştırılabiliyor.

8 ) Önlem için Bu Nokta Çok Önemli

Bu konu hakkında, en önemli vurgulanması gereken konu, Amniyon zarının erken bozulmasının engellenmesidir. Daha önce hamileliklerinde böyle bir sorunu olanlar, daha sonra ki hamileliklerinde bu durumu doktorlarına muhakkak belirtmelidir. Hamilelikleri esnasında idrar yolu ve vajinal enfeksiyonlar, mutlaka tedavi edilmelidir. Hamilelik esnasında, çok fazla su tüketilmesi gerekmektedir. Bu durum, rahmi gevşettiği gibi özellikle idrar yolu enfeksiyonu olmak üzere çok fazla enfeksiyonu da engellemektedir.

Write A Comment