Demir eksikliği maalesef sadece gebelikte değil, aynı zamanda gebelik dışında da kansızlık olarak adlandırdığımız rahatsızlığın kaynağı olarak karşımıza çıkıyor ve hem hayat kalitesini ciddi anlamda düşürüyor, hem de gebelerde annenin ve bebeğin sağlığını tehlikeye atıyor. Dolayısıyla gebelikte demir eksikliği hususunda bir şeyler yapmak ve bu rahatsızlığın hamilelik döneminde ortaya çıkmasına engel olmak gerekiyor.

Demir Eksikliği Neden Olur?

Demir eksikliği, genellikle vücuda demir alımının yetersiz olmasından kaynaklanmaktadır. Her ne kadar kanamalar vasıtasıyla demir kaybı yaşamak mümkün olsa da, bu düzeyde bir demir eksikliği için çok büyük oranlarda kan kaybı yaşamak gerekmektedir. Dolayısıyla insanlardaki demir eksikliğinin yetersiz demir alımı ya da düşük demir emiliminden kaynaklandığını belirtmek gerek.

Kadınlar özellikle her ay yaşadıkları adet dönemi nedeniyle kan kaybı ve dolayısıyla bir miktar demir kaybederlerken, gebelerde ise bebeğin yaşamsal organlarının üretilmesi ve kendi kanının üretilmesi için annenin demir rezervlerinden demir minerali alınmaktadır. Özellikle bebeğin son aylardaki çok hızlı gelişimi, annenin demir yönünden zengin gıdalarla beslenmesini gerektirmektedir.

Demir eksikliğine sebep olabilen tüm diğer faktörleri listelemek gerekirse;

  • Bağırsaklardaki parazitler
  • Bağırsaklardan ve mideden kan kaybı
  • Vejeteryan beslenme tipi
  • Çok fazla kalsiyum almak
  • Çok fazla kahve ve çay içilmesi
  • Kötü ve dengesiz beslenme düzeni

Demir Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

Demir eksikliğinin çok sayıda farklı belirtisi bulunmaktadır ancak bunların hepsinin aynı anda aynı şekilde ortaya çıkmayabileceğini de unutmamak gerekiyor. Demir eksikliği yaşadığı halde uzun bir süre belirti vermeden hayatını devam ettiren bireyler de mevcut. Yine de genel geçer demir eksikliği belirtilerini şöyle sıralayalım:

  • Nefes yetersizlikleri ve göğüs ağrısı
  • Kaşıntılar
  • Anksiyete yaşamak
  • Kulak çınlaması
  • Dilde ve ağızda çatlaklar
  • Kabızlık
  • Saçlarda dökülme
  • Baş ağrısı
  • İştahsızlık ve yorgunluk
  • Halsizlik ve kolayca uyuma
  • Kalp çarpıntıları

Bu belirtilerin her zaman demir eksikliğinin işaretleri olmayabileceğini ve başka rahatsızlıkların işaretleri olabilecekleri de kesinlikle unutulmamalı. Dolayısıyla uzmanlarla görüşmeden hemen kan ilaçları kullanmaya çalışmamalı, durumun temel olarak hangi sebepten kaynaklandığının tespit edilmesi için uzmanınıza başvurmalısınız.

Gebelikte Demir Eksikliği

Bu dönemde hem annenin hem de bebeğin demir ihtiyacı ciddi oranda artmıştır ancak tükettiğimiz besinlerin içerisindeki tüm demiri değerlendiremediğimiz için demir eksikliğinin ortaya çıkma ihtimali oldukça yüksektir. Ayrıca anne adayının demir içeren besinlerle tükettiği diğer besin ve içeceklerin de demir emilimini düşürme ihtimali oldukça yüksek. Bilhassa fazla miktarda kalsiyum alımı, çay ve kahve gibi içecekler, vücudun besinlerden elde edebildiği demir emiliminin ciddi anlamda düşmesine neden olmaktadırlar.

Dolayısıyla pek çok uzman, anne adaylarının gebelik döneminde kan ilaçları ile desteklenmesi gerektiğini belirtmektedir. Eğer anne çok kötü bir beslenme rejimine veya diğer rahatsızlıklara sahip değilse, normalde demir emilimi hem kendisi hem de bebek için yeterli olmalıdır ancak böylesi bir durumda bile kansızlık ortaya çıkıyorsa, bu eksikliğin kan ilaçları ile kapatılması anne adayı için faydalı olacaktır. Zira daha fazla demir alabilmek için aşırı tüketime kaçabilen anneler, bu defa da kilo problemleri ile boğuşmak zorunda kalacaklardır.

Gebelikte Kansızlığın Tehlikeleri

Gebelik döneminde yaşanan kansızlık vakaları, bebeğin erken doğmasına, düşük bir doğum ağırlığına sahip olmasına, fetal ölümüne ve artan doğum riskine sebep olabilirler. Dolayısıyla bu durumu sadece anneyi tehdit eden biri rahatsızlık olarak değil, bütün gebeliği risk altına sokan bir durum olarak değerlendirmek gereklidir. Yapılan araştırmalar dünyadaki gebe anne adaylarının neredeyse yarısının anemi yani kansızlık rahatsızlığına sahip olduğunu gösteriyor.

mm
Yazar

mail : info@ipekagaca.com no : 0539 583 53 09 Liseden mezun olduğum sene, ilk ve tek tercihim olan Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nde üniversite eğitimime başladım. 5 yıllık Lisans eğitimim sonrasında 2007 yılında başarıyla mezun oldum. 2009 yılında yüksek lisans eğitimime Haliç Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde devam ederek 2011 yılında ‘Uzman Diyetisyen’ ünvanını kullanmaya hak kazandım. Lisans eğitimim sırasında pek çok hastane ve kurumda stajlar yaptım; gönüllü çalışmalarda bulundum. Mezuniyet sonrası Memorial Şişli Hastanesi, Memorial Etiler Şubesi, Etiler Esteworld Plastik Cerrahi Hastanesi gibi çeşitli kurumlarda çalıştım. 2014 yılı itibariyle ‘Renkli Diyet’ markasını yarattım ve kendi ofisimde beslenme danışmanlığı hizmetlerine başladım. Kişilerde sağlıklı beslenmenin alışkanlık haline gelmesini amaçlıyorum. Kişiye özel planladığım ile sağlıklı ve kalıcı şekilde kilo vermek, kilo almak, kilo kontrolünü sağlamak, sağlıklı beslenme danışmanlığı, gebelik ve emziklilik dönemine özgü beslenme, hastalıklara yönelik beslenme tedavisi, çocuk ve ergen beslenmesi, vb. üzerine çalışmalarıma devam ediyor; pek çok kurum ve kuruluşlara beslenme danışmanlığı hizmeti veriyorum. Pek çok TV kanalında sağlık programlarına, haber bültenlerine uzman konuk olarak destek vermekteyim. Beslenme ve Diyet konulu sempozyum, fuar, kongre, vb. mesleki toplantılara katılıyor, bu sayede yenilikleri takip etme şansını yakalıyorum. Mesleğim benim için adeta bir hobi gibi! İlk kitabım olan ‘Renklerle Diyet’ Eylül 2015’te basılmış olup tüm kitabevlerinde bulunmaktadır.

Yorum bırak