1 ) Hamilelik Döneminde Kahve İçmek Zararlı mıdır?

Hamilelikte genel inanışın tersine, kahve içmenin bebeğe zarar vermesi durumu söz konusu değildir. Bu konuda korkulan şey, kahvenin içerisinde ki kafein yüksek dozlarda tüketildiği zaman, düşüklere sebebiyet vereceği düşüncesidir. Halbuki, yapılan çalışmalar gün içerisinde 800 mg’ın altında alınan kafein dozlarının, hamilelikte bir tehlike oluşturmadığını işaret ediyor. Aynı zamanda, kahve haricinde birçok besin maddesi kafein içermektedir. Örneğin:

Bir fincan kahve: 65-120 mg

Bir fincan çay: 20-90 mg

Bir bardak kola: 45 mg

1 küçük çikolata : 10mg

Bir fincan sıcak çikolata:5 mg kafein içeriyor.

Kafein tüketildikten yaklaşık 1 saat sonra, kan içerisinde maksimum doza erişir ve kanda 4 saat ile 6 saat civarında kalır. Gün içerisinde 300 mg dan daha az dozlarda tüketilmesi tavsiye edilir. (Yani 3 fincan kahve). Bu oranın, herhangi bir fetal anomaliye sebep olduğu gösterilmemiştir.

Fakat kafeinin çok fazla miktarda tüketilmesi durumunda, annede çarpıntı, anksiyete, uykusuzluk gibi problemlere sebep olabilir. Bu sebepten dolayı, ilk sırada kahve olmak üzere, kafein içerikli çay, kola, çikolata gibi maddelerin hamilelik dönemi içerisinde çok fazla oranda alınmamasına dikkat edilmesi gerekmektedir.

 

2 ) Hamilelikte Türk Kahvesinin Keyfini Çıkarabilirsiniz

Yapılan araştırmalar sonucunda, hamilelik dönemi içerisinde, günde 300 gr ile 400 mg dan daha az tüketilen kafesinin, anne ile bebek üzerinde herhangi bir olumsuz sonuç yaratmadığı ifade edilmektedir.  Ancak önerilen orandan daha fazla tüketilmesi sonucunda ise, düşüğe bile sebep olabildiği bilinmektedir. Bu sebepten dolayı, hamile olmanız kahve içmekten tamamı ile vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Anne adayının Türk kahvesi tiryakisi olması halinde, gün içerisinde 1 veya 2 fincan Türk kahvesi, gönül rahatlığı ile içebilir.

3 ) Kafein bebeğe geçiyor

Kafein, doğada en az 63 bitkinin tohumlarında ve yapraklarında var olan bir maddedir. Hemen hemen her gün çay, kahve, kola gibi içecekler ile çoğu insanın tükettiği bir maddedir. Hamilelik sürecinde de anne adayları tarafından kafein tüketimi, farkında olarak ya da olmayarak içecekler ve yiyecekler sayesinde vücuda alınmaktadır. Kafein içecekler ile alındığı zaman, hızlı bir şekilde vücuda nüfus eder ve plasenta tarafından da bebeğe gider. Vücuda 200 mg kafein alındığı zaman, bebeğe kan gönderimi yapan plasentanın içerisindeki akım % 25 azalır, böylelikle kafein de bebeğe geçer.

Anne adaylarının önemsemesi gereken tehlike, tam da burada başlamaktadır. Anne adayında var olan kafein yıkımını sağlayan metabolizma, bebek ve plasentasında mevcut değildir. Bu sebepten dolayı da yıkımı gerçekleşmeyen kafein, bebekte daha fazla oranda bulunabilmektedir. Annenin metabolik özellikleri; bebeğe aktarılan kafein oranını etkilemektedir.

Kafein metabolizması genetik ve çevresel etkenlerden (nikotin gibi) etkilenerek, kişisel değişiklikler gösterebilmektedir. Kafeini seri bir şekilde metabolize ederek yıkan bir anne adayı ile geç metabolize eden bir anne adayı, aynı oranda kafeini tüketseler bile, bebeklerine geçecek olan kafein oranı, birbirinden farklı olmaktadır.

4 ) Kafeinin her miligramı bebeğinizin kilosundan çalar

Uzunca bir müddet kafein alan anne adaylarının bebeklerinde, gelişme geriliği görüldüğü ile karşılaşılmaktadır. Kafein oranını, bebek gelişimini nasıl bir suret ile etkilediği ise, cevaplanması oldukça güç bir sorudur. Annenin; kişisel, metabolik, çevresel ve genetik etkenlerinin değişken olması kesin bir cevap vermeyi zor bir hale getiren etkenlerdir.

Konu ile alakalı olarak yayınlanmış olan bilimsel bir çalışmanın neticesine göre; gün içerisinde 200 mg kafein tüketildiği zaman, bebek kilosunda yaklaşık 60 gr ile 70 gr azalma olmaktadır. Yapılan aynı araştırma içerisinde, hamilelik öncesi gün içerisinde 300 mg kafein alan; fakat hamilelik döneminde bu oranı günde 50 mg a azaltan anne adayları ile kafein oranı alımını 300 mg de devam ettiren anne adaylarının bebeklerinin de ağırlıkları birbiri ile karşılaştırılmıştır.

Kafein tüketiminde azaltma yapmayan anne adaylarının bebeklerinin ağırlıklarında 160 gr. azalma tespit edilmiştir. Dikkat çeken bir başka veri de, kafein tüketimi fazlalaştıkça orantılı bir şekilde bebekteki gelişme geriliği de artmaktadır. Kısacası tüketilen her mg kafein, bebek gelişimine olumsuz anlamda etki etmektedir.

5 ) Bebeğin sağlıklı gelişiminin düşmanları; alkol ve kafein

Kafein tüketimi de, aynı alkol alımı gibi bebekte gelişme geriliği yapmaktadır. Eğer her ikisinin beraber tüketilmesi gerçekleşmiş ise, bu olumsuz etkiyi kat kat artırmaktadır. Vücutta bulunan nikotin miktarı da bu zaman zarfında, kafeinin bebek üzerinde yarattığı olumsuz etkilerini de adeta tetiklemektedir. (Nikotin oranı sigara içimi ile direkt alakalı olduğu bilinmektedir.)

Toplum arasında da sigara ile çay ve kahvenin çok fazla beraber tüketildiği düşünülür ise, bu konu hamile olmayı planlayan anne adaylarının önem göstermesi gereken bir noktadır. Çünkü bebeklerinin gelişimini doğrudan etkileyecek olan bir tehlike ile karşı karşıya kalabilirler.

6 ) Demir emilimini de bozuyor

Hamilelik döneminde bilindiği gibi, demir gereksinimi artmaktadır. Kafinin yarattığı olumsuz etkilerinden biri de burada kendini göstermektedir. Çünkü hamilelik döneminde demir emilimini %40 civarında bozmaktadır. Yani bir anne adayının, demir gereksinimini karşılamak amacı ile tükettiği demir içerikli gıda ve ilaçların sağlayacağı yarar, alınan kafein sebebi ile engellenmektedir.

Write A Comment