Hamilelik, bir kadının yaşamındaki psikolojik ve fiziksel olarak en hassas dönemidir. Bu sebeple yeme, içme, fiziksel aktivite, uyku, giyim, kuşam gibi yaşama dair her alan önem taşır ve gebelik koşullarına göre düzenlenir. Bu dönemde kadın, tüm yaşamını belli kurallara ve uzmanların tavsiyelerine göre yönlendirir. Zira hem bebeğin mümkün olan en doğru şekilde beslenip gelişmesi hem de anne adayının rahat ve huzurlu olması gerekir. İşte bu dönemin en önemli konularından birisi de kıyafet seçimidir.

Gebelik dönemi kadının belki de hayatı boyunca en hızlı kilo aldığı dönemdir ve bu kilolarla yaşamak, bunlara uygun giyinmek hiç de kolay değildir. Hamileliğin ilk üç aylık döneminde anne adayı 2-3 kilo civarında alır, bazen de hiç almaz ve bu süre içinde alınan kilolar yaşamı fazla etkilemez, kıyafetleri değiştirmeye gerek duyulmaz. Ancak 4. Aydan itibaren kilo alım hızı artar, göbek belirginleşmeye, basen, kollar, bacaklar şişmeye başlar. İşte bu dönemden itibaren anne adayı hem kendisinin rahat edebilmesi hem de bebeğin gelişebilmesi için hamileliğe uygun kıyafetler seçilmesinde fayda vardır.

Hamilelikte tercih edilmesi gereken kıyafetler

Hamilelik giyiminde en önemli olan hususlar sağlık ve rahatlıktır. Bu bakımdan anne adayı hangi kıyafetlerle rahat hareket ediyorsa, konforlu hissediyorsa ve hangileri kendisi için daha sağlıklı olacaksa onları giymelidir. Bu paralelde düşünüldüğünde iş hayatında olmayan kadınlar için hamilelikte giyim kuşam seçimi daha kolaydır. Zira eşofmanlar, rahat ve geniş şortlar, bol tişörtler hamilelik için uygundur. Ancak bu dönemde çalışmak durumunda olan, klasik giyimin zorunlu tutulduğu işyerlerinde çalışan anne adayları için seçenekler daha kısıtlıdır.

Ancak tekstil firmaları hamileler için özel tasarım ürünler piyasaya sürmekte, normal kıyafetlerden daha pahalı olsa da bu kıyafetlerle rahat etmek mümkün. Bu bakımdan çalışan anne adayları, hamileler için tasarlanan gömlek, elbise ve pantolonları tercih ederek rahat ve sağlıklı bir gebelik dönemi geçirebilirler. Bunun için kıyafetin dokusuna ve üretildiği malzemeye dikkat edilmelidir. Hamile giyimiyle ilgili bir başka faydalı öneri de; kalın bir kazak giymek yerine, ince bir bluz ve üzerine hırka tercih edilmesidir. Bu dönemde kalın tek parça kıyafet zaman zaman terletebilirken, kat kat birkaç parça giysiyi üst üste giymek daha mantıklı olur. Zira anne adayı terlerse üzerindekini çıkarır ve daha çok rahat eder.

gebelikte-giyim

Pamuk, keten, yün gibi doğal malzemeden üretilen kıyafetler seçilmeli

Hamilelik döneminde artan hormon seviyesi, kadının vücut ısısının normalden daha yüksek olmasına sebep olur. Bu sebeple de kadın normalden daha fazla terler. İşte bu terlemeyi minimum seviyede tutabilmek için anne adayının kıyafetlerinin doğal malzemelerden üretilmiş olması gerekir. Örneğin pamuk, keten, yün tarzı doğal malzemelerden üretilen kıyafetler, yapay olanlara göre biraz daha pahalıdır. Ancak kesinlikle daha sağlıklıdır ve kadının daha az terlemesine yol açar. Bununla birlikte doğal malzemelerden üretilen kıyafetler kadının teninin hava almasına, nefes almasına olanak verdiği için kadın daha az terler ve teni daha az kokar. Bu bağlamda hangi mevsimde olursa olsun hamilelerin açık renkli, seyrek dokulu, geniş kıyafetleri tercih etmeleri önerilir.

hamilelikte-giyim

Bol ve rahat giysiler tercih edilmeli

Konforlu bir hamilelik döneminin en önemli parçalarından birisi geniş, bol kıyafetlerin seçilmesidir. Kadınlar genellikle vücudu saran kıyafetleri severler ve alışkın oldukları için bunların içinde rahatsız olmazlar. Ancak hamilelik dönemi kadının yaşamındaki en farklı ve en hassas dönem olduğu için alışkın olduğu pek çok şey kadın için zorlaşabilir. İşte dar pantolonlar, badiler, etekler de bu dönemde kadını rahatsız eder, terletir, hareket kabiliyetini kısıtlar. Bu bakımdan en rahat olanlar bol elbiseler, taytlar ve hamile pantolonlarıdır.

hamilelik

Hamile pantolonları en rahat kıyafetlerdir

Hamilelik dönemi kıyafetleri seçilirken, mevsim çok önemlidir. Yaz ve bahar aylarında hamile olanların daha çok bol etek ve elbiseleri giymeleri uygun olacaktır. Bu sayede zaten yüksek olan vücut ısısı daha da artırılmamış olur. Kadın terlemeden, daralmadan daha konforlu bir hamilelik dönemi geçirir.

Ancak kış aylarında hamile olanlar için hamilelik pantolonu en rahat ve doğru kıyafet alternatifidir. Hamile pantolonları baseni, göbeği ve beli tamamen sarar. Hem bebek hem göbek hem de anne adayı rahat eder. Zira kadının vücut ısısı normalden her ne kadar yüksek olsa da gebelik döneminde üşütmek, çok daha tehlikelidir. Kadın bu dönemde mikroplara, bakterilere, enfeksiyonlara çok açık ve hassastır. Basit bir üşütme, gribal enfeksiyonun bile geçmesi çok uzun sürer. Bu bakımdan anne adayı terlemeyim diye, üşütürse çok zorlu bir sürece girebilir. Zira gebelikte ilaç ve özellikle de antibiyotik kullanımı tehlikeli olduğundan iyileşmek de çok uzun sürer. Tüm bunları düşünerek serin ve soğuk günlerde anne adaylarının kesinlikle hamile pantolonlarını tercih etmeleri, bebek ve anne sağlığı açısından faydalı olacaktır. Ancak bu pantolonların da pamuklu olanları makbuldür.

gebelik

Hamilelikte iç çamaşırı seçimi

Süt hormonlarının etkisiyle gebeliğin ilk 3 ayında göğüsler hızlı büyür. İşte bu sürede göğsü sıkacak ya da çok serbest bırakacak sutyenler yerine, göğsün tam ölçüsünde sutyenler tercih edilmelidir. Bu dönemin sutyenleri geniş balenli ve geniş askılı olursa kadın daha rahat edecektir. İlerleyen dönemde göğüsler daha da çok büyüyecektir ve anne adayları rahat etmek için genellikle geceleri sutyen takmaz istemezler. Ancak göğüslerin desteklenmesi için geceleri de göğsü sıkmayan sutyenlerin takılması önerilir. Pek çok anne adayı göğsü destekleyici sutyenler kullanmadıkları için bu dönemde göğüslerde deformasyon yaşanır, hatta meme bağ dokusu bile hasar görebilir.

Bunlardan yola çıkılarak pamuklu, göğsü sıkmayan, ancak kavrayarak destekleyen geniş balenli ve askılı sutyenlerin bu dönemde önem arz ettiği söylenebilir. Ayrıca hamilelikte alt bedene iç çamaşırı seçmek de genital yol hastalıklarından korunmak için önemlidir. Bu dönemde anne adayının genital bölgesi mikroplara, enfeksiyonlara çok açık ve bunlara karşı da çok hassastır. Bu sebeple özellikle terletecek iç çamaşırlarından kaçınmak gerekir. pamuklu, geniş, rahat, seyrek dokulu iç çamaşırları hem kadını terletmeyecek hem de o bölgede kan dolaşımını engellemeyecektir. Ayrıca iç çamaşırı lastiklerinin beli, göbeği sıkmaması, anne adayını rahatsız etmemesi gerekir. Bu bağlamda yüksek belli, göbeği kavrayan, bol lastikli çamaşırlar çok daha iyi olacaktır.

ayakkabi

Hamilelikte ayakkabı seçimi

Hamilelikte anne adayının kilosu her geçen gün arttığı için ayaklara, ayak bileklerine yüklenen ağırlık da aynı hızla artmaktadır. Bu kiloyu bacakların taşıyabilmesi için ayakların rahat etmesi gerekir. Ayrıca gebelik hormonlarının ve tuzlu beslenmenin bir sonucu olarak kadınların elleri, ayakları, bacakları şişer. Bu sebeple hamilelik ayakkabılarının seçiminde ilk husus, normal ayak numarasından bir numara daha büyük ayakkabı giyilmesidir. Bu sayede ayaklar rahat olacaktır. Ayrıca bu dönemde kadınlar, bir türlü vazgeçemedikleri topuklu ayakkabılardan ayrılmak durumundadırlar. 2-3 santimetreden daha yüksek topuklu ayakkabılar hamileler için kesinlikle uygun değildir. Zira artan kilo ve ani hormonsal değişimler kadının dengesini sağlamasını zorlaştırmaktadır. Bir de ayağında topuklu ayakkabı olan kadın düşebilir, kazalar, sakatlanmalar meydana gelebilir. Bununla birlikte ayakkabının tabanının rahat olması da anne adayının rahat edebilmesi için çok önemlidir. Özellikle çalışan kadınların ayakları sabahtan akşama kadar ayakkabının içinde olduğundan sıkan, terleten, ayağın doğal anatomik yapısına uygun olmayan ayakkabılar çok sağlıksız ve kimi zaman da tehlikeli olabilir. Bu sebeple anne adayının ayağının doğal anatomisine uygun, ortopedik tabanlı, tabanı kalın olan ayakkabılar bu dönem için çok daha uygundur. Zira ince tabanlı ayakkabılar dönem dönem trend olsa da, özellikle yolda yürümek durumunda olan anne adayları için hiç uygun değildir. Tüm bunlara ek olarak ayakkabının dümdüz olmasının da 2-3 santimetreden daha yüksek topuklu olmasının da bu dönem için sakıncalı olduğunun altını çizmekte fayda vardır. Çünkü dümdüz ve ince tabanlı ayakkabılar da yüksek topuklu ayakkabılar da kadının ayaklarının ve vücudunun doğal anatomisi için uygun değildir. Zira gebelikteki sırt ve ayak ağrılarının sebeplerinden birisi de yanlış ayakkabı seçimidir. Bu sebeple tabanın iki katı yüksekliğinde topuk hamilelik dönemi için idealdir.

gebelik-ve-giyim

4. aydan önce kıyafet alışverişi yapılmamalı

Hamile giyimi günümüzde çok fazla çeşitlenmiştir ve neredeyse her marka hamilelere özel ürünler tasarlamaktadır. Bu sebeple her zevke ve bedene uygun rengarenk hamile kıyafeti bulunabilmekte. Hamile kıyafetleri, diğer giyimlerden biraz daha sevimli, sempatik öğelerle de süslendiği için, kadınlar hamile olduklarını öğrendikleri anda bu kıyafetleri alma eğilimindedirler. Ancak ilk 3 ay kadının karnı neredeyse hiç belli olmaz ve kilo alımı da çok yavaştır, 4. aydan itibaren kilo alımı hızlanır. Bu bakımdan normal günlük kıyafetlerin içine artık hiç sığamama durumuna gelinceye kadar hamile giyimi alışverişi yapılması önerilmez. Bununla birlikte her kadının hamilelikte aldığı, alacağı kilo miktarı çok değişiklik gösterir. Öyle ki; bazı anne adayları hamilelik süresince sadece 10 kilo alırken, bazıları 30 kilo bile alabilmektedirler. Elbette ki 10 kilo alan kadının ekstra kıyafete olan ihtiyacı 30 kilo alandan daha az olacaktır. Bir de hamileliğin toplamda 9 ay sürdüğü ve ilk 3 ay pek kilo alınmadığı hesaba katıldığında hamilelik kıyafetlerinin sadece 6 giyilebildiği söylenebilir. Bu sebeple sadece 6 aylık bir süre için çok fazla masraf yapmak, çok çeşitli kıyafetlere para verip doğum sonrasında onları rafa kaldırmak çok da doğru olmaz. Bu bakımdan mümkün olduğunca evdeki diğer kıyafetlerle kombin edilebilecek ve gebelik sonrasında da giyilebilecek ürünler seçmeye özen gösterilmelidir. Basit, ancak işe yarar bir öneri olarak da; hamilelik kıyafetlerini arkadaşlarla, yakın çevredeki hamilelerle ödünç alıp vermek mantıklı olabilir. Zira kısa süreli bir ihtiyaç için gereğinden fazla masraf yapmaya gerek yoktur. Zaten doğum sonrasında hem bebeğin, hem de anne adayının pek çok şeye ihtiyacı olacaktır.

Gebelikte korse kullanımı

Hamilelik döneminde korse kullanımı tam anlamıyla bir muammadır. Zira korse denilince akla neler geliyor, nasıl bir korse, tam olarak hangi bölgeyi saran korse gibi sorular durumu karmaşıklaştırmaktadır. Bu sebeple hamilelikte korse kullanımının doktorun önerisi doğrultusunda olması en doğru yaklaşım olacaktır. Zira karnı normalden daha büyük olan gebeliklerde, çoğul gebeliklerde, 3 veya daha fazla doğum yapmış olan anne adaylarında karnı desteklemek amaçlı korse kullanımı doktor tarafından önerilmektedir. Ancak gebelikte kullanılan korsenin normal korseden farklı tasarlandığını da unutmamak gerek. Doktor önerisiyle doğru bir şekilde kullanılan gebelik korsesi; karında hissedilen basıncı ve yükü, karnın sarkmasını, belde hissedilen yükü hafifletir. Bu sayede anne adayının hissettiği bel ve kasık ağrıları da azalır.

Yorum bırak