Yeni ve Modern Kız Bebek İsimleri

A

Ahunaz: Nazlı güzel

Ahunisa: Güzel kadın

Ahunur: Göz kamaştırıcı güzelliğe sahip olan

Ahuse: Coşkulu güzellik

Ahuşen: Güzel ve neşeli

Ajda: Yeni filizlenmiş, çok genç

Ajlan: Hızlı, telaşlı, çabuk

Akasya: Güzel kokulu bitki

Akel: Eli uğurlu

Akgün: Bol ışıklı, parlak ve uğurlu gün

Aksev: Aydınlığı sevme, ışık saçma

Aksu: Temiz aydınlık su, akarsu

Aktan: Beyaz renkli tan, kutlu ve uğurlu tan

Alagül: Birden fazla rengi barındıran gül 

Alçiçek: Kırmızı çiçek

Alçin: Kızıl renkli küçük bir kuş adı

Aleda: Nazlı ve kaprisli

Alev: Yanan cisimlerin aldığı durumun tarifi

Aleyna: Üzerimizde olsun anlamına gelir

Algın: Gönül vermiş, vurgun, tutkun.

Algül: Kırmızı gül

Alım: Çekicilik, gönül çelen güzellik

Alkım: Gökkuşağı

Alkız: Kırmızı yanaklı, sağlıklı kız

Alpike: Kahraman kraliçe

Altın: Yüksek değerli bir maden

Açılay: Ay’ın şekilleri, yansıması

Asya: Dünyanın en büyük kıtası

Ayda: Dere kıyılarında yetişen bir bitki

Ayşıl: Ay ışığı

Alin ( Fransız ): Kibar, zarif ve narin

Almina ( Osmanlıca ): Güneş tutulmasındaki kızıllığa verilen isim

Anka ( Kökeni bilinmiyor ): Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan efsanevî bir kuş

Arden ( Kökeni bilinmiyor ): Bolluk bereket

Asel ( Arapça ): Cennetteki dört ırmaktan biri olan bal ırmağı

Aybike: Ay gibi güzel kız

Ayliz ( Kökeni bilinmiyor ): Ay parıltısı

Aymira ( Kökeni bilinmiyor ): Ayın etrafındaki kızıl renk

Ayza ( Kökeni Bilinmiyor ): Ay gibi güzel yüzlü kız

B

Balın: Yar, sevgili

Bade: Aşk, kutsal sevgi

Bahar: mevsim

Balca: Bal gibi, bala benzeyen

Banu: Prenses, hanımefendi

Başak: Arpa çavdar gibi ekinlerin tanelerini taşıyan baş kısım

Bediz: Resim, tasvir, süs, bezek

Begüm: Timuroğulları’ndan gelen prenses, hanım anlamında

Belgi: İşaret

Belgin: Kesin ve eksiksiz belirlenen

Beliz: İşaret, iz, alamet

Bengi: Ölümsüz, sonsuz

Bengisu: Ölümsüzlük suyu

Beniz: Yüz

Berin: En yüksek, en ulu

Bergüzar: Anılmak için verilen şey, andaç

Beria: Olgunluk ve güzelliğiyle üstün olan sevgili

Beril: Zümrüt

Berna: Bağlı, bağlanmış; Genç, körpe, delikanlı

Berrak: Duru

Berran: Keskin, kesici

Beste: Bir müzik parçasını oluşturan ezgilerin tümü

Betül: Erkeklerden çekinen namuslu kadın

Beyza: Çok beyaz, lekesiz

Bihter: Daha iyi, en iyi

Bilge: Çok bilgili ve bilgisini yararlı kullanan kişi

Bilhan: Çok bilgili

Billur: Duru, pürüzsüz

Binnaz: Çok nazlı

Binnur: Çok ışıklı, ışığı gür

Birsen: Yalnız sen

Buket: Çiçek demeti

Burcu: Güzel koku, ıtır

Burçin: Dişi geyik

Belda ( Osmanlıca ): Asil kan, soylu kan

Berfin ( Farsça ): Tertemiz, kar gibi beyaz

Berfu (Farsça ): Kar tanesi

Bige ( Türkçe ): Evlenmemiş, çocuğu olmamış

Bigem ( Türkçe ): Bilgili, çok bilen, iyi ahlaklı, olgun ve örnek kişi

Bilun ( Kökeni bilinmiyor ): Yarım Ay

Biricik ( Türkçe ): Tek, bir tane, eşsiz

Buğlem ( Arapça ): Cenneti müjdeleyen melek

Buğu ( Türkçe ): Su buharı

Büşra: Müjde, sevinçli haber

C

Canan: Gönülden sevilmiş, yar

Candan: İçten, gönülden

Canfeza: Müzikte bileşik bir makam

Cankız: Sevilen, sevimli, şirin kız

Cansu: Yaşam veren su

Cemre: Bahardan önce bir hafta arayla su, hava ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi

Ceren: Ceylan

Cevza: İkizler burcu

Ceyda: Uzun boyunlu ve güzel

Ceylan: Gözlerinin güzelliğiyle bilinen ince bacaklı, hızlı koşan, zarif hayvan

Ç

Çağıl ( Türkçe ): Çağlayan suyun sesin

Çağla: Kayısı, erik gibi yemişlerin olgunlaşmamış hali

Çiğdem: Akdeniz bölgesinde yetişen çok renkli kır bitkisi

Çimen: Kendiliğinden yetişmiş ot, yeşillik

Çise ( Türkçe ): İnce yağmur, çisenti

Çisil ( Kökeni bilinmiyor ): İnce yağmur

Çolpan: Çobanyıldızı

D

Dalya ( Türkçe ): Yıldız çiçeği

Delfin ( Yunanca): Suda yaşayan memeli

Damla: Çok az miktar su

Defne: Yaprakları güzel kokulu yeşil bitki

Demet: Çiçek bağlamı, deste

Demi: Kadife, şeftali gibi şeylerin üzerinde bulunan ince tüy tabakası

Deniz: Yeryüzünün çoğunluğunu örten engin su

Deren: Toplayan, düzenleyen, pekiştiren

Derin: Sığ olmayan

Deryanur: Bilgisiyle ışık saçan kimse

Derya: Büyük deniz

Desen: Çiçek, çizgi gibi süs motifleri

Deste: Bağlam, demet

Devin: Hareket, kımıldanış

Dicle: Bir nehir adı

Didem: Gözüm gibi sevdiğim, sevgilim

Dilara: Gönül alan, gönül okşayan

Dilay: Gönlü aydınlatan ay

Dilek: İstek, rica

Dilem: Gönül ilacı

Dilay: Gönlü ay gibi parlak, ışıklı olan, berrak konuşan

Dilruba: Gönlü şen, dertsiz

Dilşah: Gönül şahı, sevgili

Diyar ( Kökeni bilinmiyor ): Memleket

Dolunay: Ayın tam yuvarlak olduğu hali

Duygu: Kişi, olay ve nesnelerin bireyin iç dünyasında uyandırdığı izlenim

Dora: En yüksek yer, uç, tepe

E

Ebru: Hareli boyama yöntemi

Ece: Kraliçe

Ecmel: Çok güzel

Ecrin ( Arapça ): Allah’ın hediyesi

Eda: Tavır, davranış

Ege: Türkiye’nin batısında yer alan bölge, deniz adı

Elçin: Deste, tutan

Elif: Arap alfabesinin ilk harfi

Elis ( Arapça ): Güzel kokulu bir çiçek

Eliz: El izi

Elvin ( Arapça ): Cennet çiçeği, Gökkuşağının her bir rengine verilen isim, sıcak

Elvan: Renkler, çeşitler

Esen: Sağlıklı, salim

Esin: Sabah rüzgârı

Esila ( Arapça ): Öğle namazı ile ikindi namazını kapsayan zaman dilimi

Esna: Yüksek, yüce

Esra: En çabuk, çok çabuk

Eti: Hitit

Evin: Bir şeyin içindeki öz

Eylül: Sonbaharda bir ay adı

Ezgi: Melodi

F

Ferah: Aydınlık, iç açıcı

Feray: Ay ışığı, ayın parlaklığı

Ferda: Gelecek zaman, yarın

Feyza: Bolluk, çokluk, bereket

Fidan: Yeni yetişen ağaç

Figen: Yaralayan, kıran

Firuze: Açık mavi renkte, değerli bir süs taşı

Fuşya ( Alman ):Bir süs çiçeği, bu çiçeğe özgü pembe renk

Fulya ( İtalyan ): Keskin kokulu güzel çiçek

Fulden: Her zaman geniş açık görüşlü

Funda: Küçük çalılık ve süpürge otu

Füsun: Büyü

G

Gamze: Gülerken yanaklarda beliren çukur

Gaye: Amaç

Gazel ( Arapça ): Divan, Fars ve Arap edebiyatlarında en yaygın nazım şekli

Gece: Gün batımından ağarmasına kadar geçen süre

Gelincik: Yazın kırlarda yetişen, parlak kırmızı renkli bir çiçek

Gerçek: Yakıştırma veya yalanı olmayan

Gizem: Sır

Gonca: Tam açılmamış çiçek

Gökçe: Gök mavisi, güzel

Göksu: Türkiye’nin çeşitli yerlerinde bulunan akarsuların adı

Gözde: Çok sevilen, beğenilen nitelikte

Gözen: İlgi çekici, samimi

Gupse ( Çerkezce ): Gönülden olan, candan, sevecen

Gurur: Özsaygı, iç değer

Güher: Cevher

Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı toprak rengi

Gülçin: Gül toplayan

Gülfem: Gül ağızlı

Gülgün: Gül renkli

Gülistan: Gül bahçesi

Güliz: Gül-iz

Gülizar: Alaturka müzikte bir bileşik bir makam

Gülriz: Gül saçan

Gülşah: “Baraka” ile “Gülşah” öyküsünün kadın kahramanı

Günçiçek: Ayçiçek

Güzel: Hoşa giden, hayranlık uyandıran

Güzin: Seçilmiş, seçkin

Günce: Günlük, günlük yazılan, anı

Güneş: ışık ve ısı yayan büyük gök cismi

Güz: Sonbahar

H

Hare ( Farsça ): Sert taş, kaya

Handan: Güleç, sevinçli

Harika: Sıradanlığın üstündeki nitelikleri ile insanda hayranlık uyandıran

Haslet: Doğuştan gelen güzel huy

Hayal ( Arapça ): İnsanın kafasında canlandırdığı şey

Hayat ( Arapça ): Dirilik, canlılık

Hazal: Kuruyup dökülen ağaç yaprakları

Hazan: Sonbahar

Hazar: Barış

Haziran: Yaz aylarından biri

Hece: Bir solukta çıkarılan ses öbeği

Heves: Bir şeye duyulan istek

Hevin ( Kürtçe ): Aşk, sevda

Helin: Yuva

Hoşseda: Hoşa giden ses

Hülya: İnsanın kurduğu tatlı düş

Hümeyra: Kızıllık, pembelik

Hüner: İnce ve şaşırtıcı ustalık

Hürrem: Sevinçli, güler yüzlü

Hüsna: Pek çok güzel

Hüsün: Güzellik

Hilal ( Arapça ): Yeni ay şeklinde olan ay, ayça

Hüma: Efsanelerde geçen, yere konmayıp sürekli gökte kaldığına inanılan cennet kuşu

I

Ilgaz: Atın dörtnala koşması

Ilgım: Serap

Ilgın: Süs bitkisi

Irmak: Akarsuların en büyüğü

Iraz ( Türkçe ): Uzak, ırak

Işıl: Parıldayan ışık

Işılay: Ay ışığı

Işın: Bir kaynaktan belli bir doğrultuya giden ışık çizgisi

Işık: Işıma, aydınlık

Itır: Güzel koku

İ

İdil: İçten ve saf aşk

İlayda: Su perisi

İlkim ( Türkçe ): İlk doğan çocuklara verilen isim

İlknur: İlk ay, ayın ilk hali

İrem ( Arapça ): Cennet bahçesi

İlter: Yurdu koruyan, yurtsever

İmge: Gerçekleşmesi çok zor olan düş

İmren: Görünen şeyi edinme isteği

İnci: Süslemede kullanılan, istiridyede yetişmiş değerli madde

İncilay: Parlama, ışıldama

İpar: Yüksek dağların kar tutmayan yerlerinde yetişen çiçek.

İpek: İpekböceği kozasından elde edilen ince, parlak kumaş

İris: Mitolojide tanrıların elçisi

İyem: Güzellik

İzem ( Arapça ): Büyüklük, ululuk

İzel: El izi

İzgi: Güzel, adaletli

J

Janset ( Çerkezce ): Güzel kız, kraliçe

Jale ( Farsça ): Gece meydana gelen ve sabah çiçekler üzerinde görülen su damlacığı, çiğ

K

Kardelen: Kar kalkmadan çiçek açan süs bitkisi

Kayla ( Yunanca ): Kötülükten uzak, masum

Kumru: Sevgilisine düşkünlüğüyle bilinen bir kuş

Kumsal: Kumla örtülü deniz kıyısı

Kutay: Kutlu, uğurlu ay

Kutsal: Güçlü bir dinsel saygı uyandıran kimse

Kübra: En büyük, çok büyük olan

L

Lale: Çan biçiminde bir çiçek

Laden ( Farsça ): Akdeniz ülkelerinde yetişen tüylü ve genellikle yapışkan yapraklı, beyaz veya pembe çiçekli, reçinesi hekimlikte kullanılan bir bitki

Lal ( Türkçe ): Dili tutulmuş, konuşamaz hâle gelmiş, dilsiz.

Lavin ( İsveççe ): Çığ, heyelan

Lebriz ( Farsça ): Ağzına dek dolu, taşan

Lerzan: Titreyen, titrek

Leyla: Saçları gece gibi simsiyah olan kadın, çok karanlık gece

Leylifer: Gece ışığı

Lina ( Arapça ): Cennet bahçesindeki bir meyve

Lila ( Türkçe ): Vişneçürüğü leylak rengi

Loya ( Lazca ): Tatlı anlamını ifade eder

M

Manolya: Bir süs bitkisi

Maral: Dişi geyik

Mavisu: Deniz

Mehtap: Ay ışığı

Meral: Dişi geyik

Mercan: Tropik ve ılık denizlerde yaşayan, kırmızı kalker iskeletli bir canlı

Merih: Mars gezegeni

Merve: Mekke’de hacıların 7 kez gidip geldikleri dağın adı

Mevsim: Yılın dört farklı ikliminden biri

Mimoza: Bir süs bitkisi

Mine: İnce ve parlak nakış

Müge: İnci çiçeği

Melsa ( Arapça ): Pürüzsüz düz alan

Meyra ( Kökeni bilinmiyor ): Parıldayan Işık

Melisa ( Rumca ): Kokulu bitki, bal, tatlı şey, sevgili, can

Mira ( Latince ): Bir kuyruklu yıldız adı

Miray ( Farsça ): Ayın ilk günleri

N

Narin ( Farsça ): İnce, zarif yapılı, nazik, zayıf çelimsiz

Nağme: Ezgi

Naz: İsteksiz gibi görünen, çekingen davranış

Nehir: Irmak

Nergis: Bir süs bitkisi

Neslişah: Soyu şah olan

Nesrin: Yaban gülü

Neşem: Gönül açıklığım, sevincim

Neval: Talih

Nevbahar: İlkbahar, ilkyaz

Neveser: Türk Müziğinde, Dede Efendi’nin bulduğu bileşik bir makam

Nevgece: Yeni yeni oluşan gece

Nevgül: Yeni açmış gül

Nevra: Beyaz çiçek

Neyir: Işıklı, aydınlık, parlak

Nigar: Resim kadar güzel sevgili

Nihal: İnce ve düzgün vücutlu sevgili

Nihan: Saklanmış, gizli olan

Nil: Afrika’da bir nehir

Nilüfer: Durgun sularda yetişen, değişik renkli ve uzun ömürlü su bitkisi

Nisan: İlkbaharın ilk ayı

Nurgül: Nur-gül

Nurgün: Nur-gün

Nurseli: Nur-seli

Nüket: Nükte, zarif, güzel sözler

Nükhet: Güzel koku

Nükte: İnce anlamlı, düşündürücü şaka söz

Nefes ( Farsça ): Hayat yaşam kaynağı

O

Oya: Yazma çevresine iğne ile örülen bir çeşit tentene

Oylum: Bir cismin uzayda doldurduğu boşluk

Ö

Ödül: Armağan

Örgün: Türlü ve düzenli parçalardan oluşan

Övgü: Bir şey veya kimsenin iyi niteliklerini, değerini belirtme

Öykü: Kısa hikâye

Özen: Büyük hassasiyet göstermek

Özge: Yabancı

Özlem: Bir daha görmek veya kavuşmak arzusu

Öniz: Daha önce iz bırakmış

Övünç: Övünme nedeni

Özde: Bir kimsenin benliğinde, manevi varlığında olan

P

Pamira: Orta Asya’da bir yayla

Papatya: Baharda çiçek açan bir kır bitkisi

Pera ( Yunanca ): Osmanlı döneminde Beyoğlu yakasına verilen isimdir. Yunanca “öte, ötesi” anlamına gelir.

Peri ( Farsça ): Dişi cin ( güzel ve iyilikseverlik sembolü olarak kabul edilirler ), güzel kadın veya alımlı kız

Pelin: Hekimlikte kullanılan bir bitki

Perran: Uçan, uçucu

Perçem ( Farsça ): Kâkül, yele

Petek: Arıların bal topladıkları balmumu yuvacıkları

Pınar: Büyük su kaynağı

Pırıl: Parlak ışık

Pırıltı: Pırıldayan şeyin çıkardığı ışık

Pıtırcık: Pek hafif gürültücü

Piyale: Şarap kadehi

Pırıl: Işıklı, çok parlak, çok temiz, saf

Pinhan ( Farsça ): Gizli

Polen ( Fransızca ): Çiçek tozu

R

Rana: Güzel, göze hoş görünen

Renan: Çok ses çıkaran, çınlayan

Rengin ( Farsça ): Renkli, parlak renkli, güzel, hoş, süslü

Rezzan: Ağırbaşlı, onurlu

Ruhsar: Yüz, çehre

Rüçhan: Üstünlük

Rüya: Düş

S

Sare ( Osmanlıca ): Saf, temiz, kalabalık, topluluk

Serra ( Arapça ): Genişlik, kolaylık

Simin ( Farsça ): Gümüşten, gümüş gibi, gümüşe benzeyen parlak ışıltı

Saba: Gündoğusundan esen hafif rüzgar

Sabah: Günün ağarmasıyla başlayan ilk saatler

Sadberk: Yüz yapraklı, katmerli

Sahil: Deniz kıyısı

Sahra: Kır, ova, çöl

Salkım: Birçoğu tek bir sap üzerinde topluca bulunan yemiş

Sanem: Put

Saygın: Sayılan, sevilen

Sayıl: Her zaman saygı gör

Sebil: Karşılıksız dağıtılan içme suyu ve bu amaçlı taş yapı

Sebla: Uzun kirpikli göz

Seçil: Benzerlerinden üstün olup ‘en iyi’ diye ayrılmak

Seçkin: Benzerler arasında nitelikleriyle göze çarpan, elit

Seda: Ses

Sedef: Deniz hayvanlarının iç yüzeyinde oluşan beyaz, parlak madde

Seden: Uyanık, tetikte, gözü açık olmak

Seher: Tan ağartısı

Sel: Taşkın su

Selda: Bir söğüt cinsi

Selen: Haber, müjde

Selin: Gür akan su

Selinti: Ufak sel

Selis: Akıcı söz

Selmin: Barış ve sevgi duygusuyla dolu olan

Selvi: İnce uzun ağaç

Sema: Gökyüzü

Semiramis: Babil’in Asma Bahçelerini kurduran Asur kraliçesi

Sena: Övme

Seren: Gemi direği

Serenat: Geceleyin sevgilinin penceresinin önünde verilen küçük konser

Serra: Rahatlık, kolaylık

Sertap: İnatçı, ayak direyen

Servi: İnce ve uzun boylu

Ses: Kulağın duyabildiği titreşimler

Sevdem: Sevginin en son demi

Seven: Bir başkasına sevgi duyan

Sevi: Aşk

Sevil: Her zaman sevilen biri ol

Sevinç: İstenilen şeyin olmasıyla duyulan coşku

Seyyal: Akıcı, akışkan

Sezen: Hisseden, sezgili

Sezgi: Sezme yeteneği

Sibel: Henüz yere düşmemiş yağmur damlası

Sıla: Gurbettekinin özlemini çektiği yerler

Sima: Yüz, çehre

Simay: Gümüş ay

Simge: Anlamı olan harf, bitki gibi işaretler

Simin: Gümüşten, gümüşe benzeyen

Simya: Bir şeyi başka şeye dönüştüren düşsel güç

Sinem: Yüreğim, çok sevdiğim

Siren: Uyarı işareti veren canavar düdüğü

Siret: Bir kimsenin ahlakı, kişiliği

Sırma: Sarı ve güzel saç

Sonyaz: Sonbahar

Su: Canlıların yaşaması için en gerekli olan şey

Sumru: Bir şeyin yüksek yeri, tepesi

Suna: Boylu, poslu, yakışıklı

Sülün: Boylu, poslu, yürüyüşü güzel

Sündüs: Çözgüsünde altın, gümüş teller bulunan eski ipekli bir kumaş türü

Süsen: Nisan- Haziran dönemlerinde açan güzel kokulu bir çiçek

Ş

Şahbanu: Hükümdar eşi

Şahika: Dağ doruğu

Şan: Şöhret

Şans: Talih, fırsat

Şayeste: Yaraşan, yakışan

Şeyma ( Arapça ): Çok kıymetli, çok değerli

Şevval ( Arapça ): Ay parçası

Şebboy: Güzel kokulu bir süs bitkisi

Şebnem: Bitkilerin üzerinde toplanan su damlacıkları

Şehnaz: Alaturka müzikte bir makam adı

Şehrazat: Kendi kendine yaşayan, özgür

Şelale: Büyük çağlayan

Şermin: Utangaç, mahcup

Şeyda: Sevda nedeniyle aklını yitirmiş, çılgın

Şiir ( Farsça ): Bir edebi söz sanatı, özlü ve uyaklı anlatım biçimi, düşündüren, duygulandıran, etkileyen

Şimal: Kuzey

Şirin: Sevimli, cana yakın

Şölen: Kutlama niteliğindeki yemekli toplantı

Şule: Ateş alevi

T

Tanem ( Türkçe ): Benim tanem, bir tanem

Tansu: Şafağın aydınlattığı su

Tardu (Türkçe ): Armağan, hediye

Tilbe: Gezginci ozan

Tılsım: Esrarlı ve olağanüstü güç taşıdığına inanılan nesne

Tomris: Bir kraliçenin adı

Tuğba: Dalları bütün cenneti gölgeleyen kutsal ağaç

Tuğçe: Kadın sultanın başındaki tuğ

Tulu: Gökcisimlerinin doğuşu

Tutku: Aşırı özlem, gönül verilen

Tutya: Göze çekilen sürme.

Tülin: Ayın çevresinde oluşan hale

Tümay: Dolunay

Türkü: Halk şiirinde kendisine özgü ezgisiyle söylenen uyaklı nazım biçimi

Tüvana: Dinç, canlı

U

Umay ( Türkçe ): Devlet kuşu

V

Vera ( Arapça ): Günah ve haramdan kaçınmak için şüpheli şeylerden uzak durma, takva, halk, mahluk, alem, kainat

Verda: Gül

Verdinaz: Nazların gülü

Vildan: Yeni doğmuş çocuk

Vuslat: Sevgiliye kavuşma

Y

Yalım: Alev, ateş uzantısı

Yalın: Sade, yalnız

Yamaç: Dağın eğik yüzeyi, eğik yanı

Yağız: Koyu buğday rengi, esmer damlacıkları

Yaz: Sıcak mevsim

Yağmur: Havadaki buharın su damlaları halinde yere düşmesi

Yankı: Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses

Yaprak: Bitkilerin çeşitli biçimdeki yeşil bölümü

Yar: Dost, sevgili

Yaren: Arkadaş, yakın

Yasemin: Çiçekleri güzel kokulu süs bitkisi

Yazgı: Önceden belirlenmiş, gerçekleşmesi mutlak olan

Yazgülü: Baharın ilk günlerinde çocuğa verilen ad

Yelda: Uzun ve kara olan şey

Yeliz: Rüzgârın hızı, güzel, havadar

Yeşim: Yeşil ve pembe renkli değerli bir taş

Yıldız: Gökyüzündeki ışıklı gök cisimlerinden her biri

Yonca: Uğur getirdiğine inanılan süs bitkisi

Yosun: Suların yüzeyinde ya da dibinde yetişen çiçeksiz bitki

Yurdagül: Yurda-gül

Yurdanur: Yurda-nur

Z

Zeren: Kavrayışı güçlü, zeki.

Zerrin: Altın gibi sarı, parlak

Zeynep: Değerli taşlar, mücevherler.

Zeyno: Zeynep

Zuhal: Satürn gezegeni

Zülal: İçimi güzel su,

Züleyha: Su perisi

Zülüf: Şakaklardan sarkan saç lülesi

Zümra: Zeki bilgili kadın

Zümrüt: Parlak ve yeşil renkli değerli bir taş

1 Yorum

  1. Merhaba Fezile ismi hakkında bilgi alabilir miyim değerli layık üstün gibi anlamlara geldiği söyleniyor ama köken konusunda her yerde farklı bir şey var pek guvenemedim güzel bir isim gibi geldi eski unutulan isimlerden gibi duruyor

Yorum bırak