Bize yüksek kolesterol seviyelerinin kalp hastalıklarının gelişmesinde önemli bir risk faktörü teşkil ettiği, ve ayrıca doymuş yağ ve kolesterol içerikli gıda tüketiminin kalp hastalığı riskini arttırdığı söyleniyor. Bu ifadeler “Kolesterol Görüşü” olarak özetlenebilir.

Gerçek şu ki, kolesterol ve doymuş yağ kalp hastalıklarına sebep olmaz. Aslında bu iki besin öğesi bizi kalp hastalıklarından ve diğer birçok durumdan korur. Son birkaç on yıllık dönemde her türlü sağlık probleminden doymuş yağı ve kolesterolü sorumlu tutmak pratik bir yol oldu, fakat bu maddelerin zararlı olduklarını ispatlamak için bilimsel kanıt aradığımızda, herhangi bir kanıt olmadığı hemen netlik kazanır.

Gerçek şu ki, daha önce hiç kimse sadece yüksek kolesterolü olduğu için kalp krizi geçirmedi ve beslenme düzenimizdeki doymuş yağ ile kalp hastalıkları arasında herhangi bir bağlantı mevcut değil.

Kalp hastalığı hala Birleşik Krallık ve A.B.D.’deki en başta gelen öldürücü hastalıktır. Kalp hastalığı oluş sıklığının azaltılmasına yönelik çabalar, beslenme düzenimizde doymuş yağ tüketiminin azaltılmasına ve kolesterol seviyelerinin düşürülmesine odaklıdır. Fakat resmi istatistikler, yüksek kolesterollü insanlardan çok düşük kolesterollü insanların kalp hastalığından öldüğünü açık bir şekilde gösteriyor.

Dahası, kalp krizi geçirenlerin çoğu yüksek kolesterol seviyesine değil, ortalama veya ortalamanın altında kolesterol seviyesine sahiptir.

ilaclar

Kolesterol düşürücü ilaçlar

Kolesterol düşürücü ilaçlar (stainler) harika ilaçlar olarak tasvir edildiler ve şu an gittikçe daha fazla insana yazılmaktalar. Sağlıklı olduğunu düşünen milyonlarca insana, hayatlarının geri kalan kısmında her gün bir statin ilacı almaları gerektiği söyleniyor. Daha da kötüsü, artık bazı uzmanlar sekiz gibi küçük bir yaştaki çocukların bile statin kullanmaya uygun olduğunu düşünüyor.

2006 satışlarında eşi görülmemiş bir şekilde 27.8 milyar dolarlık hacme ulaşan bu kolesterol düşürücü ilaçlar, ilaç endüstrisine geçmişteki diğer herhangi bir ilaç formundan daha fazla para kazandırıyor. Milyonlarca daha faza insanı “yüksek kolesterollü” gösterecek planlar mevcut olduğu için, bu rakam gün geçtikçe daha da artıyor.

Kolesterol görüşü ile ilgili birkaç temel sorun olmasına rağmen, bunlar bu görüşü destekleyen uzmanlar tarafından sürekli olarak göz ardı ediliyor. Örneğin İngiliz kalp Vakfı (British Heart Foundation-BHF) bize Birleşik Krallık’ta kolesterol seviyelerinin çok yüksek olduğunu ve bunun kalp hastalığının önemli bir nedeni olduğunu söylüyor. Bu, kolesterol seviyelerinin yükseldiği anlamına gelir fakat BHF’nin kendisinin yayınladığı veriler, aslında kolesterol seviyelerinin yükselmediğini, düştüğünü gösteriyor.

Kolesterol seviyeleri

Birleşik Krallık’ta kolesterol seviyelerinin yüksek olduğuna dair ifade gerçeği yansıtmıyor. Diğer ülkelerdeki kolesterol seviyelerine en sıradan bakış bile, Birleşik Krallık’taki kolesterol seviyelerinin küresel ortalamaya yakın ve Avrupa’nın diğer ülkelerine kıyasla düşük olduğunu gözler önüne seriyor.

Kolesterol seviyelerini dünya genelindeki kalp hastalığı oluş sıklığı ile karşılaştırarak, ikisi arasında herhangi bir ilişki olmadığını görebiliyoruz. Birleşik Krallık’a kıyasla çok daha yüksek kolesterol seviyeleri olan, fakat buna rağmen kalp hastalığı oranı çok daha düşük olan pek çok ülke mevcut.

Yüksek kolesterol

‘Yüksek’ kolesterolün nedenini tespit etmeye çalıştığımızda başka sorular ortaya çıkıyor. Bize ‘yüksek’ kolesterolün doymuş yağ tüketiminden kaynaklandığı söylenirken, aynı zamanda beslenmemizde doymuş yağı azaltmanın kolesterol seviyelerimiz üzerinde fazla bir etkisi olmayacağı söyleniyor. Ayrıca kolesterol seviyelerini düşürmek için kolesterol düşürücü ilaçlar almak zorunda olduğumuz da söyleniyor. Bu çelişki, kolesterol görüşünün ardında yatan nedeni açığa vuruyor: basit bir ifadeyle, mükemmel derecede sağlıklı olan insanları hastaya çevirerek kar elde etmek.

Kolesterol fobisinin meydana getirdiği ticari fırsatlar, ilaç endüstrisinin ötesine ve gıda endüstrisine kadar uzanır. Bitkisel steroller içeren margarinler gibi bir dizi yeni kolesterol düşürücü gıda üretilmiştir.

Bu bitkisel steroller kolesterol emilimini engelleyebilir ve kolesterol seviyelerini biraz düşürebilirler. Ancak tüketicilere bu bitkisel sterollerin aynı zamanda hayati besin maddelerinin emilimini de engellediği ve kolesterol seviyelerinden çok besin maddesi seviyelerini düşürdüğü söylenmez. Avrupa Birliği Komisyonu bu ürünlerin üreticilerinden müşterileri durumdan haberdar etmelerini istemesine rağmen bunu yapmadılar. Muhtemelen 1 milyar doların üzerinde değere sahip olan bitkisel sterollü gıdalara yönelik yeni bir endüstriyi muhafaza etmeye istekli oldukları için böyle davrandılar.

Eldeki tüm veriler dikkate alındığında, 29 milyon dolar kolesterol düşürme endüstrisinin değerinin hiç de aşırıya kaçmayan bir tahmindir ve bu tahmine, kolesterol hakkındaki yanlış bilgilerden çıkar sağlayan gıda endüstrisinin ürettiği diğer çeşitli ürünler dahil değildir.

Kolesterolün kalp hastalığına neden olduğu görüşü muhtemelen tarihteki en büyük sağlık dolandırıcılığıdır. Bunun gerçekleşmesine imkan vermek üzere birkaç faktör bir araya gelmişti. Bu faktörler; tıpta uygulanan bilimsel sürecin dejenerasyonunu, tıbbi araştırmalar ile ilaç şirketleri arasındaki sağlıksız bağlantıları, ilaç şirketlerindeki araştırma-geliştirmeden satış ve pazarlama yönüne kayan kaynakları ve tıbbi dergilerle yaşanan sorunları kapsar.

Bu faktörler, ilaç gerektirmeyen durumlarda temel tedavi seçeneği olarak ilaç önerilmesinin gittikçe arttığı tıp alanındaki önemli bir değişikliği yansıtır.

Yorum bırak