Bu erkeklerin hikayelerinden de anlaşılabileceği gibi, düşük T’li erkeklerde testosteron tedavisi çok sayıda yararlı sonuç sağlayabilir. Ancak açık olmak gerekirse, testosteron her semptom için çözüm olmaz ve herkes için geçerli değildir. Buna karşın, testosteron seviyeleri normal olan erkeklerde bile ED, zayıf cinsel dürtü veya yetersiz enerji sorunu olabilir. Bazen bir erkeğin semptomlarının nedeni sadece hayattır (stres, tıbbi durum, ilişki sorunları, işyerinde sorun).

Depresyon ve ilaçlar, düşük T’ye işaret eden semptomlara neden olabilecek iki yaygın faktördür. Alphonse’ın öyküsü bunu güzel bir şekilde vurguluyor. Eşi Sherry ile birlikte gelen Alphonse, kırk dört yaşında bir inşaat işçisiydi. Alphonse’a nasıl yardımcı olabileceğimi sorduğumda, Sherry’ye dönerek “Neden sen anlatmıyorsun” diye öneride bulundu.

Sherry, “Üç yıl önce Al’a (Alphonse’un kısa hali) diyabet teşhisi kondu ve sonrasında depresyona girdi. Şimdi daha iyi fakat iki sorunun var. Birincisi, seks yapmaya neredeyse hiç ilgi duymuyor. Yaklaşık üç ayda bir seks yapıyoruz. İkincisi ise, bir bebeğimiz olsun istiyoruz. Dört yıldır hap kullanmıyorum ve ayrıca doğum kontrolü için başka herhangi bir şey de kullanmıyoruz. Ancak seks yapmazsak hamile kalmamın zor olduğu aşikar” dedi ve devam etti;

“Birlikte çok şey yaşadık. Bir çocuğumuzun olmasını ilk kez konuşmaya başladığımızda…” . Bir süre durakladıktan sonra cümlesini düzeltti. “İlk kez bebek sahibi olmaktan bahsettiğimde, Al hayır demedi fakat evet de demedi. Bu fikirle mücadele ediyor gibi görünüyordu. Olanların, babalığa hazır olmadığı için benimle seks yapmak istememesinden kaynaklandığını düşündüm. Bu konuyu son bir iki yıl içinde daha fazla konuştuk ve sanırım artık ikimiz de hazırız. En azından, Al hazır gibi görünüyor. Ancak hala neredeyse hiç seks yapmıyoruz.”

Alphonse sessizce oturdu. Hikayeye hiçbir şey eklemedi fakat Sherry ile hiçbir fikir ayrılığı yok gibiydi. Aslında, duyguları Sherry’nin ifade etmesinden oldukça memnun gibi görünüyordu. Al’in birkaç yorumuna rağmen, sağlam bir çift olduklarına dair sıcak bir izlenimi bıraktılar. Sherry Alphonse’u yalnız muayene edebilmem için odadan çıktığında, baba olmaya çalışmanın nasıl bir duygu olduğunu sordum.

“Sherry doğruları söyledi” dedi. “Gerçekten de konuyu ilk kez gündeme getirdiğinde baba olmak istemiyordum. Ama artık istiyorum. Aslında bunun için sabırsızlanıyorum. Fakat artık içimde seks duygusu yok. Bu Sherry ile ilgili değil. Angelina Jolie yatağıma çıplak girmiş olsaydı bile heyecanlanmazdım. Sanki içimde bir şalter kapatıldı.”

Alphonse’un kullandığı ilaçların arasında iki anti-depresan olduğu ortaya çıktı. Bunlardan biri, ‘seçici serotonin geri alım inhibitörleri’ olarak adlandırılan ilaç sınıfındandı. Bu tür ilaçların olumsuzluk getiren bir yan etkisi de, pek çok erkekte cinsel dürtüyü zayıflatıp orgazm olma güçlüğüne yol açabilmesidir. Depresyon da libidonun azalmasına veya tamamen kaybolmasına neden olabilir. Ancak hem Alphonse hem Sherry, depresyonunun ortadan kalkmış olmasında memnun gibi görünüyordu.

Alphonse’un sperma analizinin sonucu normal olduğu için, çocuk sahibi olma konusunda herhangi bir endişe yoktu. Bununla birlikte, kan testleri T seviyesinin düşük olduğunu ortaya koydu. Alphonse’un zayıf cinsel dürtüsünün muhtemel nedeni kullandığı antidepresan ilaç olduğu için, testosteron seviyesini yükseltmenin libidosu üzerinde herhangi bir etkisinin olup olmayacağı kesin değildi. Buna rağmen, özellikle Alphonse depresyonunu iyileştiren ilaç rejimini değiştirmeye isteksiz olduğunu fark edilir biçimde ortaya koyduğu için, Alphonse de Sherry de tedavinin denemeye değer olduğunu düşündü. Testosteron jellerinin ve enjeksiyonların muhtemel bir yan etkisi olarak sperm sayısını azaltmadan Alphonse’un kendi testosteron üretimini artıracağını umduğum bir hap yazdım.

Alphonse’un testosteron seviyeleri normal aralığa kadar başarıyla yükseltilmesine rağmen, ne yazık ki ilacın libido üzerinde herhangi bir etkisi olmadı. İlaç tedavisini kestik. Alphonse’ a, hazır olduğunda ilaçlarını cinsel yan etkileri olmayan türde ilaçlarla değiştirmesi için psikiyatristiyle konuşabileceğini ve libidosunu geri kazanma şansının yüksek olduğunu söyledim. Ona önerebileceğim başka bir şey yoktu.

On sekiz ay sonra, sekreterim randevusuz bir ziyaretçim olduğunu söyledi. Muayene odalarından birinde beni bekleyenler Alphonse ve Sherry idi ve Alphonse’un kollarında yeni doğmuş minik bir kız bebek yatıyordu. Işık saçan gözlerle, “Sadece Frances ile tanışmanızı istedik,” dedi. Alphonse psikiyatristinin gözetiminde ilaçlarını değiştirmiş ve bunun üzerine libidosu neredeyse anında geri gelmişti. “İlaçları değiştirdikten kısa bir süre sonra, bahsettiğim şalter tekrar açıldı” dedi.

Testosteron tedavisi her derde deva olan bir tedavi değildir. Pek çok durumda zayıf cinsel dürtünün, yetersiz ereksiyonun veya artan yorgunluğun testosteronla hiçbir ilgisi olmayabilir. İşte bu nedenle, testosteronun nasıl işe yaradığının ve ne zaman yardımcı olabileceğinin anlaşılması önemlidir. İlk adım, ilgili bir doktora görünmek ve testosteron seviyelerinizin düşük olup olmadığını tespit etmek için bir kan testi yaptırmaktır. Karakteristik semptomlar tespit edilen düşük testosteron seviyeleri ile teyit edildiğinde, bir testosteron tedavisi denenmenin zamanı gelmiş demektir. Testosteron tedavisi pek çok erkeğin ve onları seven kadınların hayatında çok büyük farklılıklar meydana getirebilir.

Yorum bırak