Pelvik Konjesyon Sendromu, genellikle 20-45 yaş arasında olan ve birden fazla gebelik öyküsü olan kadınlarda ortaya çıkan bir hastalıktır. Yumurtalıkta mevcut olan toplardamarda kapak yetmezliği kaynaklı olarak rahim etrafında toplardamarlarda belirgin bir genişleme meydana gelir. Yani bu toplardamarlarda varis meydana gelir. Bu varisler sebebiyle de çeşitli sorunlar ortaya çıkar. Bu soruna pelvik konjesyon sendromu denilmektedir.

Pelvik konjesyon sendromu hangi belirtilere yol açar?

Bu sendromda en önemli belirti, karın alt kısmında duyulan ağrıdır. Kadınların yaklaşık olarak %35’inde sürekli karın ağrısı belirtisi olur. Her alt karın ağrısı pelvik konjesyon sendromuna işaret etmez. Bununla beraber bu sendroma sahip kadınların hepsinde karın ağrısı da mevcut değildir.

Bu belirtinin dışında karın altı kısmında dolgunluk ve ağırlık hissi de söz konusudur.  Ağrı, bu sendromun en belirgin özelliğidir. Ağrı çok net değildir. Çoğunlukla adet öncesi dönemde ortaya çıkar. Yorgunluk ya da uzun süre ayakta durma gibi sebeplerle de meydana gelebilir. Cinsel ilişki sırasında ya da sonrasında ağrı duyulabilir. Çeşitli hastalıklarla benzer belirtilere sahip olduğu için hastanın ayırt etmesi zorlaşır.

Yol açtığı diğer sorunlar ise:

  • Hasta uzun süre ayakta kalır ise ağrı daha da belirginleşebilir.
  • Cinsel ilişki sırasıda ya da sonrasında ağrı duyulabilir.
  • Genital bölgede şişlik meydana gelebilir.
  • Kalçalarda ya da bikini bölgesinde varis oluşabilir.
  • Adet kanaması aşırı olabilir.
  • Karın alt bölgelerine dokunulduğunda ağrı olabilir.
  • Adet dönemi ağrılı geçebilir.
  • Vajinal akıntı söz konusudur.
  • Depresyon görülebilir.

Pelvik konjesyon sendromunu ciddi bir sorun mudur?

Pelvik konjesyon sendromu, ciddi ve ölümcül bir hastalık değildir. Her hastanın mutlaka tedavi olmasına gerek yoktur. Kadınlarda pelvik ağrı sebebiyle yaşam kalitesi düşebilir. Pelvik ağrı, çeşitli hastalıklarda da yaygın olarak görülebildiği pelvik konjesyon bu durumda ilk akla gelmez.

Pelvik konjesyon sendromuna nasıl tanı koyulur?

  • Hastalığın tanısı oldukça kolay koyulabilir ancak belirtiler diğer hastalıklarla benzediği için bu hastalıktan şüphelenmek zordur.
  • Yapılan transvajinal ultrason ile rahim etrafında çok sayıda varis olabilir. Bu durumda pelvik konjesyon sendromundan şüphelenmek gerekebilir. Bilgisayarlı tomografi ya da venografi ile yumurtalık toplardamarının genişlemesini değerlendirmek gerekmektedir. Bu sayede tanı koyulabilir.
  • Fakat yalnızca rahim çevresindeki varislerden tanı koymak yeterli değildir. 

Pelvik konjesyon sendromu tedavisi nasıldır?

Şayet yumurtalık toplardamarında genişleme söz konusu ise ve rahim çevresinde varisleşme söz konusu ise tedavi yapılması gerekebilir. Atar damarın operasyon ile kapatılması mümkündür. Ancak günümüzde genelde anjiyografi uygulanarak bu damarlar kapatılır. Anjiyografi toplardamara uygulanır bu sebeple de atardamar anjiyografisinden daha kolay olmaktadır.

Anjiyografi ile kasık alanında femoral toplardamara girilir . Kimi zaman boyun bölgesi toplardamarından da girilebilir. Yumurtalık toplardamarı değerlendirilir ve tanı net olarak koyulur. Bu aşamadan sonra ise yumurtalık damarı içine bir kateterle ile girişir. Ardından ilgili damar özel tıkaçlar yardımı ile ya da köpük tedavisi ile kapatılır.

Tedaviden sonraki 2 gün hasta karın alt bölümünde ağrı duyabilir. Bu ağrılar ağrı kesici ilaçlarla giderilebilir. İşlemden sonra hastanın hastanede kalmasına gerek yoktur. Aynı gün içinde taburcu olunabilir.

Yorum bırak