Suni sancı nedir?

Suni sancı, doğum sancılarını başlatmak ya da kendiliğinden başlamış olan doğum sancılarını yeterli seviyeye getirmek için verilen ilaçlardır. Bu sayede sancılar artar ve doğum başlar. Tıbbi literatürde karşılığı ise doğum indüksyonudur ancak halk arasında tabir edildiği şekli suni sancıdır. Suni sancının artmasını sağlamak adına anne adayına oksitosin adı verilen ilaçlar verilmektedir. Oksitosin; beynin hipofiz adı verilen alanından salgılanan bir hormondur. Rahim kasılmalarından sorumludur. Oksitosin, doğumdan sonra kanamaların kontrol altına alınması için de kullanılabilmektedir.

Doğumun normal seyrinde ilerlemesi için rahim ağzının açılması ve incelmesi oldukça önemlidir. Rahi ağzının incelmesi tıbbi literatürde efasman olarak adlandırılır. Efasman döneminde rahim ağzı yumuşak bir konumdadır. Git gide incelmeye başlar. Rahim ağzının açılması, normal doğum aşamasında uygulanan muayenelerde santimetre olarak ifade edilir. Efasman yani incelme seviyesi ise yüzde olarak belirtilmektedir. Rahim ağzının 9-10 cm açılması,, efasman yani rahim ağzı açıklığının yüzde yüze yaklaştığını ve doğumun olmak üzere olduğunu belirtir. Suni sancı ise bu açılmanın hızlanmasına ve incelmenin daha çabuk olmasına yardım etmektedir. Suni sancı ile bu açılma ve incelme olayı hızlanır, bebek doğum kanalına daha hızlı girer.

Suni sancı verilmesi gereken durumlar:

  • Preeklampsi adı verilen gebelikte yüksek tansiyon söz konusu olursa,
  • Rahim içi enfeksiyon gelişimi olarak ifade edilen korioamnionit durumunda,
  • Gebelik kaynaklı anomaliler ya da yapılan testler sonucunda normal olmayan bulgular tespit edildiyse,
  • Gebelikte gelişim geriliği mevcut ise,
  • Gebelik miadını aşmış ise yani 40 hafta dolmasına rağmen gebelik oluşmamışsa,
  • Bebek, anne karnında canlılığını kaybetmişse,
  • Majör konjenital fetal anomali söz konusu ise suni sancı ile doğumun başlatılması gerekebilmektedir.

Suni sancı neden verilir?


Suni sancı yani tıbbi literatürde doğum indüksiyonu ilk doğumda ya da sonraki doğumlarda uygulanabilecek oldukça basit bir yöntemdir. Uygulanmasındaki amaç ise doğumun başlatılmasını sağlamak ya da başlayan doğumun hızlanmasına yardım etmektir. Bu amaçla da anne adayının damar yolundan serum yardımı ile oksitosin verilmektedir. Fakat suni sancı yani oksitosin ile doğum eyleminin başlatılması her gebelikte rutin olarak kullanılmamaktadır.  İlk doğumlarda yaygın olarak kullanılması durumunda sezaryen oranları artacağında, yalnızca gerekli durumlarda kullanılması gerekmektedir. Bu kriter; Amerikan Kadın Doğum Uzmanları Akademisi (ACOG) tarafından bildirilmektedir.

Normal yöntemle doğumda suni sancı uygulanması gereken durumlar nelerdir?

  • Gebeliğin miadını geçmesi yani 40 hafta tamamlanmasına rağmen doğumun başlamaması,
  • Bebeğin suyunun erken gelmesi yani tıbbi literatürde erken membran rüptürü,
  • Rahim içerisinde enfeksiyon gelişmesi,
  • Bebekte gelişim anomalileri,
  • Anne ve baba arasında kan uyuşmazlığı varsa ve bununla ilgili sorunlar söz konusu ise,
  • Anne karnında bebek ölmüşse, bebeğin hızlı bir şekilde anneden alınması gerektiği durumlarda (aksi halde anne zehirlenebilir ve hayatını kaybedebilir)
  • Preeklampsi, eklmapsi: Hamilelikte tansiyon yüksekliği ile seyreden durumlar,
  • Dekolman plasenta,
  • Annede kronik hastalıklar söz konusu ise suni sancı uygulanması gerekebilir

Suni sancının uygulanmaması gereken durumlar ise aşağıdaki gibidir:

  • Anne adayı daha önce klasik rahim insizyonu içeren bir operasyon geçirmişse suni sancı verilemez. Rahimde aşağıdan yukarı bir kesi olmasına yol açan bu operasyon sonraki doğumlarda rahmin yırtılmasına yol açabilmektedir.
  • Eğer anne adayı daha önce rahim ameliyatı geçirmiş ya da sezaryen ile bebek dünyaya getirmişse, kesinin enlemesine yapılması durumunda suni sancı verilmemektedir.
  • Plasente previa durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Vasa previa durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Aktif genital herpes enfeksiyonu durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Kordon sarkması durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Bebeğin rahim içerisinde yan durması (transvers situs) durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Bebeğin kilosunun aşırı fazla olması (Makrozomi) durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Bebeğin kafasının bir anomaliden dolayı büyük olması (hidrosefali) durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.
  • Anne pelvis kemiklerinin (çatı kemiklerinin) muayenede doğuma uygun görülmemesi durumunda suni sancı verilmesi gerekmektedir.

Çoğul gebeliklerde suni sancı verilebilir mi?

Çoğul, ikiz ya da üçüz gebeliklerde gerekli durumlarda suni sancı verilebilir. Ancak çok sayıda doğum yapmış kadınlarda suni sancı verilmesi için oldukça dikkatli olunmalıdır. Çok sayıda doğum yapmış olan kadınlarda kanama riskinde artış meydana gelecektir. Bu sebeple de dikkatli ve alanında uzman biri tarafından uygulanmalıdır.

Suni sancının yan etkileri ve riskleri var mıdır? Suni sancının riskleri ve yan etkileri nelerdir?

  • Uterusun aşırı kasılması:

Rahim çeşitli durumlarda suni sancı için verilen oksitosine karşı aşırı cevap verebilir. Bu sebeple de kasılmalar çok sık ve şiddetli olabilir. Bu durumda kasılmaların arasındaki rahatlama süresi 1 dakikadan daha azdır. Kısa kasılmalar ise 10 dakikadan az ve 5 dakikadan çok olmaktadır. Bu duruma tıbbi literatürde tetani denilmektedir. Kasılmaların çok fazla olması, bebeğe oksijen gitmesini engelleyebilir. Bu aşamada bebek sıkıntıya girer. Acil olarak sezaryen yapılmalıdır. 

  • Rahmin yırtılması:

Suni sancı verildikten sonra rahim yırtılması görülmesi oldukça nadir olarak yaşanmaktadır. Anne adayı daha önce rahim ameliyatı geçirmişse, iri bebek öyküsü fazla, amniyon sıvı çok fazla ise rahim yırtılması riski artmaktadır.

  • Su zehirlenmesi:

Nadir görülen su zehirlenmesi, oksitosin kaynaklı olarak yaşanır. Oksitosin maddesi, su tutucu etkiye sahiptir. Oksitosinin aşırı uzun zamanda uygulanması, idrarda azalmaya ve vücudun su tutmasına sebep olabilmektedir. Şiddetli su tutulması durumunda ise kandaki sodyum seviyesi azalır ve bilinç bozukluğu meydana gelebilir. İlerleyen durumlarında ise kalp yetmezliği ve ölüm meydana gelebilir. Oldukça dikkatli olunmalıdır.

  • Fetal distres:

Oksitosin kullanılmasından sonra ortaya çıkan kasılmalar güçlü, şiddetli ve düzenli olması sebebiyle özellikle plasenta fonksiyonlarında bozulma meydana gelebilir. Bu durumda da bebek sıkıntıya girebilir. Bebeğin kalp atışlarının yavaşlaması, bebeğin amnios sıvısına kakasını (mekonyum) yapması fetal distres bulgusu olarak kabul edilir. Bu durumda sıkı bir kontrol ve sürekli değerlendirme gerekmektedir. Her an acil sezaryen ihtiyacı meydana gelebilir.

  • Doğum sonrası kanama:

Eğer suni sancı olması gerekenden daha uzun süre verilmişse, doğumdan sonra rahim kasılmaları bozulabilir ve kanama sorunu meydana gelebilir. Bu durum atoni olarak adlandırılır.



 

 

Yorum bırak