Hamilelik döneminde özellikle en çok anne adaylarını korkutan durum düşük tehlikesidir. Bebek sahibi olma hissine alıştıktan sonra gerçekleşen düşük acı vericidir. Peki, düşük nedir ve nasıl ortaya çıkar? Buradan başlayacağımız yazımıza Tüp bebek gebeliklerinde düşük riski daha yüksek midir? sorumuza yanıt bulalım.

Gebeliğin ilk 12 haftasında oluşan gebelik kayıpları düşük olarak adlandırılmaktadır. Genellikle kanama ve ağrı ile birlikte gerçekleşmektedir. Düşüğün pek çok türü bulunmaktadır. Bunlar:

  • Erken düşük
  • Geç düşük
  • Spontan abortus (Kendiliğinden gerçekleşen düşük)
  • Komplet abortus (Tam düşük)
  • Abortus insipiens (Kaçınılmaz olan düşük)
  • İnkomplet abortus (Tam olmayan düşük)
  • Rest abortus (Artık materyal kalan düşük)
  • Blighted ovum (Boş gebelik)
  • Missed abortus (Fark edilmeyen düşük)
  • Elektif abortus (İsteğe bağlı gerçekleşen düşük)
  • Kimyasal gebelik
  • Habitüel abortus ( Tekrarlanan düşük)
  • Septik Abortus (spontan veya isteğe bağlı oluşan düşüğün pelvik enfeksiyon ile komplike olma durumu)
  • Abortus imminens (Düşük tehdidi)

Düşüğün kendi kendine başlayıp bitmesi durumu tamamlanmış düşüktür. Rahimin içinin tamamen boşaldığı gerekli incelemeler sonucunda saptanmışsa ek bir müdahaleye gerek kalmamaktadır.

Gebelikte kanama olması düşük tehdidi ya da düşük tehlikesine işaret olabilir. Bu durumda muhakkak doktor kontrolü gerekmektedir. Ayrıca yatak istirahati önerimekte ve rahim kasılmalarına yol açabileceği için cinsel ilişki yasaklanmaktadır. Progesteron tedavisi de doktor uygun gördüğü takdirde uygulamaktadır.

Düşük başlamış fakat rahimin içinde tam boşalma kendiliğinden gerçekleşememişse bu tamamlanmamış düşük olarak adlandırılır. Kanamayı durdurmak, içeride kalan parçaların iltihaplanmaya sebebiyet vermemesi kürtaj yapılması gerekmektedir.

Düşük sebepleri nelerdir?

  • Kromozom bozuklukları
  • Plasenta problemleri
  • Bağışıklık sistemi sorunları
  • Antikorlar
  • Uzun dönemli sağlık sorunları
  • Enfeksiyonlar
  • Annelik yaşı
  • İlaçlar
  • Hamilelikte sigara ve alkol kullanmak
  • Obezite,
  • Hormon dengesizlikleri veya hormon yetersizliği,
  • Rahim ve rahim ağzı gibi üreme organlarındaki yapısal bozukluklar

Düşüğe karşı alınabilecek önlemler

  • Düzenli olarak yapılan egzersizler
  • Sağlıklı beslenme
  • Stresli ortamdan uzak kalmaya özen göstermek
  • Sigara ve alkol tüketmemek ve içilen ortamlarda bulunmamak
  • Hekime danışmadan reçeteli ya da reçetesiz veya etiketinde doğal, bitkisel ibareleri geçen ilaçları kullanmamak
  • Kafeini beslenme düzeninden çıkarmak
  • Radyasyonlu veya x-ray bulunan ortamda yer almamak
  • Bulaşıcı hastalık riski söz konusu ortamlardan uzak durmak
  • Ağır spor yapmamak
  • Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak
  • Normal tempoda cinsel ilişkiye girmek
  • Yoğun tempolu çalışma hayatına ara vermek
  • Depresyon oluşturabilecek koşullardan uzak kalmaya özen göstermek

Yukarıda bahsi geçenleri uygulayarak düşük oluşumuna karşı önlem alabilirsiniz. Elde olmayan sebeplerden ötürü uygulayamadığınız herhangi bir önlem varsa düşük konusundaki şüphenizi gidermek adına hekiminize danışmanızda fayda var.

Asıl konumuz olan “Tüp Bebek Gebeliklerinde Düşük Riski Daha Yüksek Midir?” sorusunun yanıtına geçmek gerekirse eğer:

Tüp bebek tedavisi ile oluşan gebeliklerde düşük ihtimalinin doğal yolla oluşan gebeliğe oranla daha mı çok olduğu en çok sorulan sorudur. Tüp bebek tedavisi ile oluşan gebeliklerde, düşük ihtimali doğal yolla oluşan gebeliklere oranla biraz daha fazladır. Bunun sebebi de hormonal nedenlere bağlıdır.

Tekiz bir hamilelikte doğal yolla oluşan gebelikte yalnız bir yumurta büyür, çatlar ve vücut sadece bu yumurtanın yarattığı düzeyde hormona maruz kalır. Tüp bebek yönteminde ise bir yumurta ile gebelik şansı düşük olduğu için 10 veya 15 tane yumurta büyütülmektedir. Yani bu kadar sayıda yumurta vücuda östrojen hormonu salgılamaktadır. Salgılanan bu östrojen hormonu doğal yolla oluşan gebeliğe bakarak tüp bebek tedavisinde daha fazla olmaktadır.

Vücuttaki kanamaların nedeni normalde östrojen ve progesteron hormonlarının birbirine olan dengesizliğinden kaynaklıdır. Yumurtaların sayısı arttırdığında vücutta, östrojeni karşılayacak progesteron her zaman salgılanmayabilir. Bu nedenle tüp bebek tedavisi sonrası progesteron desteğini yapılmaktadır. Progesteron hormonu desteği ile düşük ihtimali engellemiş olur. Progesteron desteği dışında, başka bir düşük nedeni yoktur.

Çoğul gebeliklerde durum biraz farklı olabilir. Bu fark da ilk 3 ayda değil, ikinci 3 aydan sonra daha çok rahimin kapasitesi dolduğu için erken doğumun söz konusu olmasındandır.

Progesteron hormonu takviye edildiği takdirde düşük ihtimali doğal yolla oluşan gebeliklerden faksızdır. Ayrıca yapılan araştırmalar sonucunda tüp bebek yolu ile oluşan gebeliklerde kesinlikle anomali riskinin fazla olmadığı da kanıtlanmıştır.

Yorum bırak