Tüp bebek tedavisi, başarı oranlarının en yüksek olduğu yardımcı üreme yöntemidir. Bu yöntemde, kısırlık sorunlarının %80’i çözülebilmektedir. Ancak tedavi ile ilgili yanlış bazı düşünceler mevcuttur. Bunlardan bazıları ise:

Tüp bebek tedavisinde ikincil tedavilerin başarı oranı daha yüksektir.

Tüp bebek tedavisinde ilk 3 denemede başarı şansı aynıdır. İkinci denemenin daha başarılı olduğu düşüncesi ise, ilk denemede yapılan hatalar ve eksikliklerin ortaya çıkarılması ve ilk tedavinin ikinciyi tedaviye rehberlik edeceği düşüncesidir. Bu düşünce doğrudur fakat başarı oranları ilk 3 denemede aynı, sonraki denemelerde daha azdır.  Başarılı tüp bebek merkezlerinde amaç ilk denemede gebeliğin sağlanmasıdır.

Tüp bebek tedavisi çok zor ve ağrılı bir tedavidir.

Tüp bebek tedavisi, her geçen gün geliştirilmekte ve bu sayede başarı oranları arttırılmaktadır. Eski zamanlarda daha uzun süren tüp bebek tedavisi, günümüzde yaklaşık olarak bir ay sürmekte ve bu süre zarfında çiftin sosyal ve iş hayatı sekteye uğramamaktadır. Tedavi süresince yalnızca muayene ve tedavilere gelen çift, bunlar bittikten sonra evine ya da işine dönebilmektedir. Günümüzde, kadının tüp bebek tedavisi sırasında ağrı ya da acı çekmesi de söz konusu değildir.

Tüp bebek tedavisinden sonra doğum olana kadar yatılması gereklidir.

Şayet anne adayının gebeliği riskli değilse, doğum olana kadar yatmak ya da çeşitli kısıtlamalar söz konusu değildir. Eğer anne adayının gebeliği sağlıklı bir şekilde ilerliyorsa, bu gebelik doğal yollarla oluşan gebelikten farksız olarak ilerler ve anne adayının kendini yatağa hapsetmesine gerek olmaz. Her gebe gibi, ağır işlerden kaçınarak, beslenme düzenine dikkat ederek ve stresten uzak durarak gebelik süresince istediği aktiviteyi yapabilir.

Tüp bebek her yaşta gebelik sağlar.

Kadınların yaşı ilerledikçe üreme yetisi azalır. Yaşın ilerlemesi yumurtalık rezervlerinin nitelik ve nicelik bakımından azalmasına sebep olur. Bu durum 35 yaşından sonra hızlanır. Bu sebeple de her yaşta tüp bebek tedavisi ile çocuk sahibi olmak mümkün değildir. 40 yaşındaki kadınlarda neredeyse doğurganlık özelliği tamamen kaybolur. 25 – 30’ lu yaşlarda gebe kalma olasılığı % 50 civarında olurken 40 yaşından sonra gebelik şansı % 15 civarına kadar düşer.

Tüp bebek tedavisi ile yalnızca ikiz ya da üçüz gebelikler olur.

Tüp bebek tedavilerinde transfer edilen embriyo sayısına göre çoğul gebelik riski her zaman için mevcuttur. Fakat embriyo transferi, 35 yaşından küçük ve ilk iki denemesi olan kadınlarda yalnızca bir taneye izin verilmektedir. Bu skalanın dışında kalan kadınlara ise n fazla 2 embriyo transfer edilmektedir. Bu sayede çoğul gebelik riski ortadan kaldırılmıştır.

Sperm hücresi olmayan erkeklerin baba olması imkânsızdır.

Şayet baba adayının sperm sayısı yetersiz ya da hiç yoksa ancak testislerde sperm üretimi mevcut ise, Mikro TESE yöntemi ile alınan tek bir sperm hücresinden çocuk sahibi olabilmek mümkündür.

Tüp bebek tedavisi % 100 bir başarı sağlar.

Tüp bebek tedavisi başarı şansı en yüksek yardımcı üreme yöntemi olmasına rağmen, başarı oranları yüzde yüz değildir. Her çifte ve merkeze göre değişebilmekle beraber, gebelik şansı tüp bebek tedavisinde ortalama %60’tır.


2 Yorum

  1. Merhaba hocam iyi akşamlar… Ben Prof. Dr. İrfan Kutların hastasıyım. Ve geçen sene
    size tüp bebek için gelmiştim. İki tane yüklendi. İkisi de tuttu ama teki 18 haftalıkken karnımda öldü maalesef.. ama çok şükür 25 Ağustos’da diğerini oğlumu kucağıma aldım. İrfan hocanın ve sizin sayenizde çok ama çok teşekkür ederim. Minnettarım size.. En
    önemlisi de annem dışında kimsenin haberi yok tüp bebek yaptırdığımızdan çünkü Gaziantep’te çok kapalı bir zihniyet var. ben size birşey sormak istedim. Ben polikistik over hastasıyım. İlaçsız regl olamıyorum. İrfan hoca doğumdan sonra düzelebilir dedi ama
    maalesef yine regl olmuyorum. İrfan hoca da 6 ay geçsin tekrar ilaç veririm sana dedi. Kafama takılan ise ben nereye kadar böyle ilaç kullanıcam? İleri ki yaşlarda menopoz dönemim nasıl olacak? Çok üzülüyorum bu duruma beni bilgilendirirseniz sevinirim. Çok
    teşekkür ederim tekrar..

    • Jinekoloji.com Yorum yap

      Merhaba,
      Öncelikle size evlat sahibi olabilmenizde yardımcı olabildiğimiz için merkezimiz adına mutluluk duyduğumuzu belirtir sizi tebrik ederiz. Polikistik Over Sendromu düzensiz adet görme veya adet görememe, akne, yağlı cilt, aşırı tüylenme, kilo fazlalığı ya da hamile kalamama gibi şikayetleri kapsayan hormonal bir bozukluktur. Polikistik over sendromunda her kadında ortaya çıkan belirtiler ve bu belirtilerin şiddeti farklılık göstermektedir. Tedavi yöntemi bu şikayetlere göre belirlenmektedir. Çeşitli ilaç ve tedavi yöntemleri ile şikayetler tedavi edilir, hastalığın kendisi tamamen ortadan kaldırılamaz. Polikistik over sendromunda tedavinin amacı; gebelik istemine yönelik tedavi, dolaşımdaki androjen hormonunun düzeyini azaltmak, normal kilonun korunmasını sağlamak, rahim iç zarının korunması ve insülin direncine bağlı gelişebilecek hastalıkları önlemektir. En sık şikayet seyrek adet görme şeklindedir. Hormon tedavisi polikistik over sendromuna bağlı problemleri geçici olarak gidermede oldukça başarılıdır. Tedavi durduğunda maalesef bulgular tekrar oluşur. En iyi tedavi düşük doz doğum kontrol hapı tedavisidir. Hastaların çoğunda adet düzensizliği ve yumurtlama bozukluğu nedeniyle çocuk sahibi olmakta güçlük yaşanır. Çoğu zaman sizde de olduğu gibi yumurtlamayı uyarıcı ilaçlar ile tedavi gerekir. Adet düzensizliğinize yönelik olarak danışmanlığı takip olduğunuz kadın hastalıkları ve doğum uzmanından almanızı ve süreç ile ilgili endişelerinizi paylaşmanızı öneririm. Adet düzensizliği yapabilen nedenlerinde araştırılması uygun olur(hormonal dengesizlikler(prolaktin hormon yüksekliği, guatr), stres, düzensiz kullanılan hormon ilaçları, yumurtalık kistleri, aşırı egzersiz, kilo değişimleri, gebelik ve komplikasyonları).
      Saygılarımla,
      Prof. Dr. M. Bülent Tıraş

Yorum bırak

loading...