Aşağıdaki hikaye, pek çok insanın yüz yüze kaldığı başka bir çaresizlik ve ümitsizlik örneğidir. Büyük ihtimalle etkili ve her şeyi kapsayacak şekilde sağlığınızı geri kazanırken, size ilham olacaktır. Kanıtlanmış yaklaşımım, zamanla tükenen yaşam enerjisini ve coşkulu yapısını yeniden elde etmesinde Robert Herald’a yardımcı oldu.

Onun canlılığına ve gençlik coşkusuna tekrar kavuşma biçimi, aynısını kendi hayatınızda başarmanız için sizi cesaretlendirecektir.

Robert 46 yaşında yüksek tansiyon sorunu yaşıyordu ve 22 kg’dan fazla vermesi gerekiyordu. Kan testleri çok az iyi kolesterole ve çok fazla kötü kolesterole işaret etmişti Robert, sürekli yorgun olduğunu, neredeyse tamamen güçten düştüğünü, çok az cinsel isteğinin olduğunu ve neredeyse çalışırken hiç konsantre olamadığını ve bu durumun işini etkilemeye başladığını söylüyordu Yaşlanmanın etkilerine karşı koyma çabaları sonuç vermemişti. Düşük kalorili zorlu bir diyetle kilo vermeye çalışmış fakat bu sadece semptomlarını daha da kötüleştirmiş ve onu sürekli aç bırakmıştı.

Defalarca doktorlardan yardım almak için yaptığı girişimler, sonuçsuz kalmıştı. Durumu şöyle ifade ediyor: “Sonunda tüm muhtemel ürkütücü yan etkilere sahip olan bazı ilaç türleri için yeni bir reçete yazdırmam ve yazılan ilacın karaciğer hasarına yol açmadığından emin olmak için de düzenli kan testleri yaptırmam gerekecekti. İki kolesterol ilacı, iki tansiyon ilacı ve sıklıkla ataklarını geçirdiğim gut hastalığım için iki ilaç ve tiroidim için bir sentetik ilaç kullanıyordum ve aslında sekse karşı çok fazla ilgim kalmadığından kendimi şarj etmek için nadiren de olsa kullanmak zorunda kaldığım Viagra içinde de bir reçetem vardı.”

Kendisinin andropozla ilgili hormon eksiklikleri olarak adlandırdığı şey hakkında görüşmek için bana geldi ve tedavi protokolünden memnun kaldı. “Dr. Garcia ile uzun süre görüştükten sonra elime başka bir kimyasal ilaç reçetesi tutuşturduğunda onu kovalamamış olmama çok şaşırmıştım. Kan testi sonuçlarını birlikte satır satır inceledik ve çok iyi olmayanların iyileştirilmesi için bana önerilerde bulundu.”

Kolesterol problemini halletmek için bazı besin takviyeleri hakkında konuştuk. Biyo-özdeş ilaçlar olarak testosteron ve progesteronu, ve ayrıca Robert’ın kullanmakta olduğu ilaçtan daha doğal olan Armour Thyroid adlı ilacı yazdım. Robert’ın güçlenme ve sağlıklı olma kararlılığıyla birleştiğinde, tedavinin etkileri her ikimiz için de tatmin edici olmuştu.

Bir yıl sonra pek çok iyileşme olduğunu bildirdi. Daha fazla kası ve daha az vücut yağı vardı. İşlenmiş gıdalar ve fast food tarzı hazır gıdalar yerine taze organik gıdalardan oluşan altı küçük öğünü esas alan bir diyet, 23 kilo vermesini sağladı. Hiç acıkmadığını söylerken de sebebini şöyle açıklıyor: “Temel olarak her gün iyi gıdalar tüketiyorum.” Önceden herhangi bir egzersiz yapmak eziyet vericiydi çünkü beldeki bir hasarı kötüleştiriyordu fakat bu durum çabucak değişti. Kilo vermesiyle birlikte ağrısı yok oldu ve aynı şekilde durumunu kötüleştiren gut hastalığı da iyileşti. Koşmaya ve haftada iki kez bisikletiyle yaklaşık 20 mil yol yapmaya başladı. Yakında ağırlık çalışmalarına başlamayı dört gözle bekliyor. “Bir yıl önce bu benim için imkansız bir şeydi” diyor.

Genel olarak canlılığı olağanüstü bir şekilde arttı. “Artık yine Viagra’ya ihtiyaç duymadığım bir seks hayatım var. Tansiyonum normal ve kolesterol ilaçlarını tamamen bıraktım.” Robert hem konsantrasyonunun hem genel ruh halinin daha iyi hale geldiğini söylüyor. “Sürekli huysuzlanmıyorum. Kendimi her zamankinden daha iyi motive olmuş hissediyorum. Önceden de sevdiğim fakat enerjimi kaybettiğim için yapmadığım yürüyüş, balık tutma ve hazine avcılığı gibi hobilerden keyif almaya başladım. Beni bir süredir görmeyenler hayrete düşüyorlar. Bana diyet yapıp yapmadığımı sorduklarında, onlara bunun bir diyet değil ömür uzatma programı olduğunu söylüyorum.”

Son günlerde yapılan stres testi ve kalp eko kardiyografisi, kalp krizi geçirme riskinin artık yüzde birden daha az olduğunu gösterdi. “Bu harika bir haber, çünkü annem ve babam koroner arter bypass ameliyatı ve birkaç anjiyoplasti operasyonu geçirmişlerdi.” Robert’ın örneği, doktorların ifadesiyle genetik ‘risk faktörlerimizin’ kaderimizin sadece yüzde 25’lik bir kısmını teşkil ettiğini kanıtlar. Geri kalanı ise tamamen kendi kontrolümüzdedir.

Yorum bırak