Düşük libido olarak da bilinen zayıf cinsel dürtü, düşük T’ye işaret eden bir özelliktir. Testosteron ve cinsel dürtü arasındaki ilişki uzun zamandır bilinir. Hatta öyle ki, insanlar tıp alanında hiçbir deneyime sahip olmasalar bile bir kişi sekse hiç ilgi duymadığını söylediğinde arkadaşları “düşük testosteron” diyerek şaka yapabilir.

Jerry dikkate değer bir hikayesi olan elli dört yaşında bir hastaydı. İlk eşini on yıl önce kanserden kaybetmiş ve iki çocuğunu kendisi büyütmüştü. Hem çalışıp hem çocuklarına bakarken, bir ilişkiye ayıracak vaktinin olmadığını hissediyordu. Fakat artık çocukları kendi başlarının çaresine bakacak hale geldiği için, kendisinden on iki yaş küçük bir kadınla tanışıp evlenmişti. “Clarice harika biri. Böyle çekici bir eşim olduğu için çok şanslıyım” dedi ve “Fakat çekici olduğunu bildiğim halde içimden onunla cinsel anlamda herhangi bir şey yapmak gelmiyor.” diye ekledi. Bir süre durakladıktan sonra “Veya bu anlamda herhangi biri ile” dedi.

Jerry durumunu biraz daha açıkladı. “Sanki bir parçamın şalteri kapalı gibi. Çok nadiren, belki ayda bir-iki kez seks yapıyoruz. Ereksiyon olabiliyorum fakat sertliği korumak için gerçekten konsantre olmam gerekiyor ve bu bir mücadele işi. Diğer doktorum bana şu ereksiyon haplarından bazılarını verdi. Sertliği muhafaza etmeme yardımcı oldular fakat sekse olan ilgimi değiştirmediler.”

“Sekse yoğun ilgi duyduğun zamanların ardından ne kadar zamandır ilgi duymuyorsun?” diye sordum.

“Bunu kesin olarak söyleyemem Doktor. Çocuklarımız olana kadar ilk eşimle aktif bir seks hayatımız vardı. Sonrasında muhtemelen herkeste olduğu gibi bizde de durum biraz değişti. Fakat daha sonra eşim hastalığa yakalandı ve yıllar sonra Clarice ile tanışıncaya kadar sekse çok fazla ilgi duymadım. .

Jerry’ye benimle yaptığı konsültasyon ile neyi başarmayı umduğunu sorduğumda “Kendim için hiçbir şey istemiyorum” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Fakat Clarice daha fazlasını hak ediyor. O genç bir kadın ve buna rağmen benim gibi iki çocuklu bir erkeğe şans tanıdı. Düzenli seks yapmayı hak ediyor. Seks yapmaktan hoşlanıyor ve seks yaptıktan sonra kendini bana daha yakın hissettiğini söylüyor.” Jerry sandalyesinde pozisyon değiştirdi ve devam etti: “Size bir hikaye anlatacağım. Son Sevgililer Gününde başka üç çift ile birlikte bir geceliğine Vermont’taki o hoş konağa çıktık. Hepimiz harika bir akşam yemeği yedikten sonra, herkes seks için odalarına çıkma hakkında şakalar yaptı. Odaya vardığımda yatağa tırmanıp ışığı kapadım ve uyudum. Çok utanç vericiydi.”

Jerry’nin tıbbi geçmişi, yaşadığı zorlukların sebebinin ne olabileceğine dair herhangi bir ipucu vermedi. Bazı ilaçlar cinsel sorunlara neden olabilir fakat aldığı tek reçeteli ilaç, yüksek kolesterol ilacıydı (genellikle cinsel sorunlara yol açmayan bir ilaç). Depresyon cinsel isteksizliğe ve performans düşüklüğüne neden olabilir, fakat Jerry’nin herhangi bir depresyon öyküsü yoktu. Ancak kan testlerinin sonuçları geldiğinde, testosteron seviyelerinin düşük olduğu görüldü.

Jerry’ye jel formunda testosteron tedavisi uygulamaya başladım. Başlangıçta cinsel isteğinde bir değişiklik olduğunu bildirmedi ve kan testleri, T seviyelerinin sadece normal aralığın alt sınırına kadar yükseldiğini gösterdi. Bunun üzerine jelin dozunu artırdım ve kan testleri normal aralığın orta seviyelerinde mükemmel testosteron seviyeleri olduğunu gösterdi. Jerry sabahları ereksiyon halinde uyanmaya başladığını bildirdi. Keyifli bir şekilde; “Sanki eski bir dostu tekrar görmek gibi bir şey” dedi. Bu olumlu bir işaretti.

“Şimdi ona birkaç ay zaman ver” diye tavsiyede bulundum.

Jerry iki ay sonra Clarice ile birlikte döndü. İlginç bir çift oluşturuyorlardı. Jerry her zamanki gibi dağınık, Clarice ise çok bakımlı, minyon tipli hoş bir kadındı.

Clarice ile tanıştıktan sonra; ‘’Nasıl gidiyor?” diye sordum.

Her ikisi de gülümsedi. “Harika!” diye haykırdı Jerry. “Clarice genç bir delikanlı gibi sürekli peşinde olduğumu söylüyor.” diyerek gözleriyle Clarice’i süzdü. Bir an süren mahrem bir espri yapıyor gibiydiler. “O kadar aşırı olduğunu sanmıyorum, fakat artık düzenli olarak haftada en az bir veya iki kez seks yapıyoruz. Ve artık yine aklımda seks var… hatta herhangi bir şey yapmadığımız zamanlarda bile. Bunun nasıl bir şey olduğunu unutmuşum, fakat ilk eşim hastalığa yakalanmadan önce hep böyle olduğumu hatırlıyorum” dedi.

Clarice’e “Tedaviye başladıktan sonra Jerry’de daha başka değişiklikler fark ettiniz mi?” diye sordum.

“Kesinlikle,” diye cevap verdi ve devam etti: “Bunun testosteronun kendisinden kaynaklanan bir şey veya iyi bir şeyin yol açtığı başka iyi bir şey olup olmadığını söylemek çok zor, ancak Jerry artık daha mutlu görünüyor. Benimle daha önce nadiren yaptığı biçimlerde şakalaşıyor. Daha çabuk kararlar veriyor. Örneğin önceden ona hangi filmi izlemek istediğini sorduğumda, genellikle topu bana atarak benim neyi izlemek istediğimi sorardı. Ama artık bana ilgilendiği şeyi söylüyor. Jerry sanki kabuğundan çıkmış gibi.”

Jerry’deki değişikliklerin Clarice tarafından yapılan tanımlaması, testosteron ile tedavi edilen erkeklerin eşlerinden duyduklarımın tipik bir örneğiydi. Çoğu zaman, erkekler bana düşük libido veya ereksiyon bozukluğu gibi spesifik bir semptom için gelir ve sadece asıl semptomlara odaklanarak, tedaviye verdikleri cevabı değerlendirirler. Fakat bir insanın günlük iletişimlerdeki davranış biçiminde veya yaydığı enerjide meydana gelen hafif değişiklikler, kişinin kendisi için daha az görülebilir iken etrafındaki insanlar için barizdir. Çoğu zaman erkek tedavisi ile diğer herhangi bir değişikliği inkar ederken, eşi bana dönüp inançla “Ah evet, eşim artık farklı” diyecektir.

Jerry’nin vaksı ile ilgili olarak değinilmesi gereken diğer bir husus da budur. T seviyelerinin erkeklerde düşük olması çeşitli nedenlerden kaynaklanabilse de, bu nedenlerden en yaygın olanı testosteronun yaşlanmaya eşlik eden kademeli düşüşüdür. Bu Jerry’nin yaşlı olduğu anlamına gelmiyor. Bazı erkekler seksenli yaşlarında normal T seviyelerine sahip olacaklardır. Fakat libidonun değiştiği veya kaybolduğu anı saptamak genellikle zordur. Yavaş değişikliklerin fark edilmesi zor olabilir… özellikle de yıllar boyunca gerçekleştiğinde ve hayatta süregelen büyük gerginlikle olduğunda. Jerry’nin vakasında, Jerry ilk eşinin ölümünün acısıyla ve çocuklarını tek başına büyütmenin zorluklarıyla baş ederken uzun yıllar geçmişti. O stresli dönemin bir yerinde muhtemelen Jerry’nin testosteron seviyeleri düşük değer aralığına düşmüş, ancak hayatındaki devam eden diğer şeylerden ötürü bunun farkında olmamıştır. Bu durum pek çok erkek için geçerlidir.

Write A Comment